"Küstahlık ve aptallık beni daha Rusya topraklarına adım attığım ilk adımda selamladı.. O sırada bir çavuş da dışarı fırladı ve pasaportumu istedi ki ben de verdim. Beş dakika boyunca pasaporta baştan aşağı baktı ve sonra da Rus vizesini okumuş gibi yaptıktan sonra başını salladı ve bana geri verdi. Eğer bu bir Türk kulübesi olsaydı yemek ikram edilirdi ve benim hoş tutulmama imtina edilirdi; fakat burada bir bardak su istediğimi işaret ettim ve adam elime bir bardak tutuşturup su pompasını gösterdi. İlk anda çok şaşırdım; ama son anda medeniyete (!) geri döndüğümü ve daha fazla Türk topraklarında olmadığımı anladım. "
"Şiirlerde ne ölçü var, ne kafiye... Bizde şiir kolaylaştıka şair çoğaldı. Lakin nazmın da, nazımın da üstün güzelliği bozuldu. Dergilerde, on mısra söylemek yarışmaları kuruldu. Nefi ile Nedim bugün geleydiler, çevrenin saçma söylentilerinin etkisiyle belki sanat yüceliğini yitirirler; dakikada bir koşma söyleyen birer zevzek olurlardı. "