Kübra Aktaş

Alper Turgay

@AlperTC
·
Bir Yolculuk: Sen Kuş Olur Gidersin
Yalnızlık, anlaşılamama korkusu, tükenmişlik, gerçeklik algısının bozulması, çaresizlik ve sessiz bir boyun eğiş… Enerjisi tükenmiş, hayattan zevk alamayan, evden çıkamayacak kadar korku ve panik içinde yaşayan, gerçeklikle hayal arasındaki sınırları yitirmiş biri… İlginizi çekti mi? Tanıdık geldi mi? Kendinizden bir şeyler buldunuz mu? Bu kitapta isimsiz bir anlatıcının hayatına tanık oluyoruz. Hayatında kayıplar var, aşk var ama bildiğimiz türden değil. Aile ilişkileri, geçmişten kalan travmalar, içe gömülmüş acılar ve kopuşlar… Zaman ilerledikçe anlatı biçimi değişiyor: “Bana Lola adını vermiş” diyen karakterin gözünden izliyoruz olayları. Aynı hayali paylaşmayan iki insanın sessiz, incitmeyen ama derin yalnızlıkla yoğrulmuş bir kopuşuna şahit oluyoruz. Yanlış yerde aranmış bir kurtuluş, çaresiz bir sadakat, içsel çelişki ve hayal kırıklıkları dökülüyor sayfalara. Sonra başka anlatıcılar devreye giriyor: Babası, kız kardeşi, patronu… Her biri başka bir pencereden aynı hikâyeye bakıyor. Böylece anlatı genişliyor, katmanlanıyor. Her yeni ses, iç dünyamıza yeni bir yankı bırakıyor. Kitap sembollerle, metaforlarla dolu. Yazar, her anlamı saklıyor, her ipucunu okura bırakıyor. Tıpkı şu alıntı gibi: Ferîdüddîn Attâr’ın “Mantıku’t-Tayr” kitabını uzattı elime. “Oku bunu seversin herhalde. Bakarsın senin de Simurg’u bulmana yardım eder.” “Ben aramıyorum ki Simurg’u.” “Aramayan adamın kendini heder ettiği görülmüş müdür evlat?” (s.50 ePub ) Ve bu adı geçen kitabın Konusu: Kuşlar, ilahi hakikati aramak için bir yolculuğa çıkarlar. Rehber olarak da bilge kuş Hüdhüd seçilir. Amaçları, efsanevi Simurg kuşunu bulmaktır. Bu, Tanrı’ya (Hakikat’e, Mutlak Varlık’a) ulaşma yolculuğunun sembolüdür. Yol boyunca birçok kuş çeşitli bahanelerle geri döner, bazıları düşer, bazıları
Kübra Aktaş
Harika inceleme👍
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi
Aşk kavramının acımasızlığını şimdiye kadar en çok hissedebildiğim eser Genç Werther’in Acıları oldu. Yaşanmadan bilinmez dedikleri şey gerçekten bu mu? Sanırım hiç bir zaman tam olarak inanamayacağım. Bu eseri okuyup canına kıyan insanlar olmuş, bu eseri okumasa canına kıymayacak mıydı? Yani onları tetikleyen bu eser miydi sadece, yaşadıkları duygular değil miydi? Aşk gerçekten hayatı gayet yolunda giden bi insanı bu kadar dibe çekip sonunun bu şekilde olmasına sebep olacak kadar kuvvetli mi, yoksa aslında sadece psikolojik bir hastalık mı? Werther’le bi röportaj şart oldu.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
Kübra Aktaş isimli okura yanıt verildi
Kübra Aktaş
zeynep daha çok inceleme yap👍
Puan vermedi
Aşk kavramının acımasızlığını şimdiye kadar en çok hissedebildiğim eser Genç Werther’in Acıları oldu. Yaşanmadan bilinmez dedikleri şey gerçekten bu mu? Sanırım hiç bir zaman tam olarak inanamayacağım. Bu eseri okuyup canına kıyan insanlar olmuş, bu eseri okumasa canına kıymayacak mıydı? Yani onları tetikleyen bu eser miydi sadece, yaşadıkları duygular değil miydi? Aşk gerçekten hayatı gayet yolunda giden bi insanı bu kadar dibe çekip sonunun bu şekilde olmasına sebep olacak kadar kuvvetli mi, yoksa aslında sadece psikolojik bir hastalık mı? Werther’le bi röportaj şart oldu.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
Kübra Aktaş
Vayy ne kaa güzel inceleme❤️