"Senin için varoluşun anlamı sürekli bir değişim ve heyecan, bunlar yoksa dünyan zindana dönüyor. Herkes sana hayran olmalı, seninle flört etmeli, sürekli pohpohlanmalısın, müzik, dans, çevrende insanlar olmalı. Yoksa çürür, yok olursun. Bütün bu çabalardan, isteklerden bağımsız tümüyle kendine ait bir dünya tasarlayamaz mısın? Örneğin bir gününü al ve bölümlere ayır. Sonra her bölüme bir görev ekle. On beş dakika, on dakika, beş dakika bile boşluk bırakma; her anını değerlendir. Her işini belli bir sıraya, düzene, bir yönteme göre hallet. Böylece gün daha sen farkına varmadan biter gider. Böylece boş vakitlerini geçirmene yardım etmesi için kimseye borçlu kalmazsın. Kimsenin arkadaşlığına, sohbetine, sevgisine, müsamahasıma ihtiyacın olmaz. Kısacası bağımsız bir varlığın yaşaması gerektiği gibi yaşamış olursun."
"Sırf yaşça benden büyük olduğunuz ya da benden daha deneyimli olduğunuz için bana hükmedemezsiniz. Üstünlük iddianız zamanınızı ve deneyiminizi nasıl kullandığınıza bağlıdır."