"Ömrünün en güzel yıllarını sabah dokuzdan akşam beşe kadar bir iskemleye tüneyip el âlemin muhasebe defterini işlemek! İnsanın... bir ve tek yaşamını bu biçimde harcaması çok saçma, öyle değil mi? Yoksa ben rüya mı görüyorum?"
Keşke insanın bu çiçeklere yeterince uzun bakacak vakti olsaydı, o bilinmezlik ve yabancılık duygusunu aşacak vakti olsaydı, çiçekleri yakından tanıyacak vakti olsaydı!
Kendini salıvereceksin, hayatın gelgitleriyle mücadele etmeyeceksin, hayatı geldiği gibi yaşayacaksın - yapılması gereken buydu işte. Yanlış olan bu gerginlikti. Yaşamak - yaşamak!