"İnsan yaşlandıkça, tutkuların ve isteklerin nesnesi farksızlaştıkça; bu isteklerin ve tutkularn bir bir ortadan kayboldukları, duyarlığın güdükleştiği, hayat gücünün zayıfladığı, görüntülerin solduğu, izlenimlerin etki yapmadan gelip geçtiği, günlerin gittikçe daha hızlı aktığı, olayların önemlerini kaybettiği ve her şeyin renksizleştiği görülür."
"Şokun şiddeti geçtiğinde fiziksel tepkiler yoğunluğunu kaybeder ve gerçek içimize işlemeye başlar. Kriz dönemindeki keder boyunca sürekli olan tek istek kaybedilenin geri gelmesidir. Bu, 'Hep düşünüyorum, uyanacağım ve tüm bunların kötü bir rüya olduğunu anlayacağım,' diyerek dile getirdiğimiz umuttur."