"Fare için zamanın akışı sanki bir yerlerde pıt diye kopmuştu. Neden öyle olduğunu Fare'nin kendisi de bilmiyordu. Kopmuş ucu da bulamıyordu. Kopuk ipi elinde tutarak güz hüznü içinde dolanıyordu."
"Pinball makinesinin amacı kendini ifade etmek değil, kendini dönüştürmektir. Egoyu şişirmek değil, onu söndürmektir. Analiz etmek değil, olanı kabullenmektir."
Anlatamayacağım. Bu insanlar Guguk Kuşu filmini de, Napolyon'un yaşamöyküsü filmini de, limana yanaşan beyaz bir yolcu gemisini de, vitrinlerdeki yeni sonbahar giysilerini de aynı gözlerle seyredebiliyorlarsa, elimden ne gelir?