Dini duygunun canlı kaynağı ve temeli, dünya zevklerinden vazgeçilmesidir. Bu durum, özellikle Hristiyanlık ve Budizm'de çok sert bir biçimde dile getirilmiştir. Katoliklerin ne kadın, ne erkek, bütün hayatları boyunca boşanamamaları, bunun tipik bir uygulamasıdır. Buna karşılık İslam, her konuda olduğu gibi, bu konuda da pek çok elastik ve pek çok toleranslıdır; bu yüzden de 20. yüzyılın ideal dini haline gelmemesine şaşılmamalıdır.