Mahlûkat içinde adaletin tesisi bu üç şeyledir: Kitap halk içindir. Mizan seçkinler yani havas içindir. Kendisinde yaman bir güç bulunan bu demirden olan şeyler (kılıç) ise fitne çıkarmak ve te'vile kaçmak maksadıyla Kitab'ın müteşâbih ayetlerini kendilerine göre anlamak isteyenler içindir. Onlar bu işin ehli olmadıklarını ise bilmemektedirler. Onun te'vilini ancak Allah ve ilimde derinleşmiş kişiler bilir, şarlatanlar değil.
Dini duygunun canlı kaynağı ve temeli, dünya zevklerinden vazgeçilmesidir. Bu durum, özellikle Hristiyanlık ve Budizm'de çok sert bir biçimde dile getirilmiştir. Katoliklerin ne kadın, ne erkek, bütün hayatları boyunca boşanamamaları, bunun tipik bir uygulamasıdır. Buna karşılık İslam, her konuda olduğu gibi, bu konuda da pek çok elastik ve pek çok toleranslıdır; bu yüzden de 20. yüzyılın ideal dini haline gelmemesine şaşılmamalıdır.
Eğer zeka ve yeteneklerin doğuştan sabit ve değişmez olduğuna inanıyorsanız, çaba ve emeğe önem vermiyorsunuz demektir. Bu durumda başarısızlığı kabul ediyor, yeni hedefler koymayı, bir sonraki aşamaya ulaşmayı denemiyorsunuz.