1871: "Bugüne kadar kitabınızdan daha güzel bir şey okumadım! Cosima'ya dedim ki, ondan hemen sonra siz gelirsiniz: Sizin ardınızdan da uzun süre hiç kimse..."
1872: "Kitabınızı tekrar okudum ve Tanrı huzurunda yemin ederim ki benim ne istediğimi bilen tek kişi olduğuna inanıyorum."
Wagner'in, Tragedyanın Doğuşu ile ilgili Nietzsche'ye yazdığı övgü dolu birkaç cümleyle incelemeye başlamak istedim. Nietzsche ve Wagner olayı biraz çetrefilli. Neden aralarının bozulduğu konusuna girmeyeceğim. Wagner'e müzik konusunda eleştiri getirebilecek hâlim yok. Kişiliğine gelirsek evlat olsa sevilmeyecek biri benim için.
Peki Nietzsche neden kendi eserini parçalayıp, Tragedyanın Doğuşuna "Wagner'e Önsöz" diye bir bölüm ekledi? Nietzsche, daha sonra Wagner'in müziğini eleştirdiği eserinde, müziğine getirilen eleştirileri anlamayıp yüceltildiğini sanan ve direkt kendisiyle ilgili olmayan hiçbir eserini kâle almayan bir besteciye neden herkesten çok hayranlık besledi? Çünkü Nietzsche kadar müziğe hayranlık ve tutku duyan başka bir filozof yoktur. Çocukluğunda başlayan bu tutku, gençliğinde Wagner'e kendini tamamen bırakmasıyla devam eder. Bu müzik tutkusunun derecesi zaman zaman artar ve azalır, hatta bir dönem duyduğu tutku seviyesinde müziğe karşı sert bir sırt dönmesi de yaşar. Ama müzik Nietzsche'nin hayatında hep önemli bir yerde olmuştur.
Tragedyanın Doğuşu'na dalmadan önce, Nietzsche için sanat nedir, sorusuna cevap aramak, bu soruya cevap bulmak için de insan denilen varlık Nietzsche için ne anlama geliyor, sorusunu cevaplandırmak lazım. Nietzsche, insanı bütün haliyle ele alır. Sokrates'le başlayan ve insanı sadece bilince ve bu bilincin oluşturduğu kurgulardan ibaret olan hakikatlere indirgemeyi reddeder. Sokrates'e bu eserinde sık sık eleştiriler getirmesi ve yeri