lavinia

lavinia
@itzala
At vuruldu; içim paramparça rüveyda gölgelerin ardına sakladım kusurumu sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin ben burda damla damla eriyip akıyorum yine de, çiğnetemem kimseye gururumu istenmediğim yeri sessizce terkederim hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim.
Reklam
Yasını tutuyorum kararttığım düşlerin yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda amansız bir ütopya üfleyen pencereler lif lif yoluyor dram seyyahı bedenimi önümde, haksızlığın hesaba çekildiği hiç kimsenin kimseyi tanımadığı mahşer arkamda, kare kare ömrümü belirleyen hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler
Hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün soluk bir dünyanın mezarlarına gömerek gurbetimi kapadı karanlığa Yesrip, kapılarını meydan okuyuşun çağın ordularına bilmem hangi mevsimin başlangıcıdır doruklardan öte hevese doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğru
RAİSSA Raissa kapa gözlerini Ve hayal et rengarenk bir dünyayı Tahtadan atlı karıncaları Çocukların sevgiyle uçurdukları uçurtmaları Raissa çocuklar seni çizmiş göğe Dokunuş seni narin elleriyle tatlı tebessümlere Umut olmuşsun, hasret olmuşsun Taptaze sevgi kokmuşsun masum yüzlere Raissa, güneş gibi doğdun ufkuma Her dinlediğim şiirde rastladım sana Okuduğum her kitapta ismin çıkar karşıma Raissa güneş gibi doğdun ufkuma
Olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu! Hangisi daha asilce? Kahpe feleğin sapanına, oklarına zihninde katlanmak mı, Yoksa dertler denizine karşı savaşıp yenilmek, tüketilmek mi? Ölmek, uyumak... Hepsi bu kadar.
Reklam