İzzet Eroğlu

İzzet Eroğlu
@izzeteroglu
7/10
·137 syf.··
2021 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2021 06:35
Fevzi Güvemli’nin Doğu Karadeniz’in I. Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından işgal edilişiyle Ordu’ya zorlu göçleriyle başlayan ve memuriyetinin sona ermesiyle sonlanan Ordu’nun sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi görünümüne dair önemli bilgilerin verildiği ve anıların anlatıldığı dikkat çekici bir eser. Doğu Karadeniz’den Rus işgali nedeniyle yaşanan göç literatürde pek bilinmese de eserde zorlu göç koşulları hakkında bilgiler sunulmaktadır. Rum ve Ermeniler ile ilişkiler ve karşılıklı kültürel etkileşim ve rekabet ortamına de değinilmektedir. Ordu’daki kültürel yaşama dair önemli bilgi ve gözlemler bağlamında tiyatro müsamereleri ve futbol müsabakaları önemli yer tutmaktadır. Cumhuriyet ile birlikte yaşanan değişim de eser üzerinden takip edilebilir. Önce, Fevzi Güvemli hayali olan hukuk eğitimi için Ankara’ya gider. O zamanlar İtfaiye Meydanı’nda küçük bir ahşap yapıdaki Ankara Hukuk Mektebi’ne gider ancak sancak idadisi (lisesi) diplomasının kabul edilmemesiyle hayal kırıklığına uğrar ve beş aylık Şoför ve Makinist Okulu’ndaki tecrübesinden sonra Ordu’ya dönmek zorunda kalır. Sonrasında memuriyete intisap eden ve Ordu’nun değişik nahiyelerinde nahiye müdürlüğü yapan ve bu görevleri süresince de özellikle önemli yol çalışmalarına öncülük eden Güvemli 1958’de memuriyetten ayrılır. Güvemli Fatsa’da kaymakam vekili iken Belediye Meclisinden karar çıkmasını sağlayarak çarşafı yasaklar. Bu, belki de Türkiye’de kadınların kıyafet zorunluluğu ile ilgili yerel düzeyde de olsa ilk karar olabilir. Eserde yol yapımı çalışmalarına köylülerin zorunlu katılımının sağlanmasıyla ilgili ilginç gözlemler anlatılmaktadır.
Bir Zamanlar Ordu AnılarFevzi Güvemli · Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları · 19992 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·215 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 17:47
Hıfzı Veldet’in genel olarak Ankara Lisesindeyken başlayan Meclis memuriyetiyle bu memuriyetin burs kazanması üzerine yabancı ülkeye gitmeye kadar olan (1920-1929) döneme dair anıların anlatıldığı bir eser. Cumhuriyet ve TBMM’nin ilk yıllarına dair birinci elden gözlemlerin anlatıldığı bir eser olması nedeniyle okunmaya değer. Meclis memuriyetinden ve bu memuriyetin bir parçası olan istiklal mahkemelerine kadar ilginç anıların olduğu eserde Vehbi Koç’un Meclis Matbaasındaki kısa süreli memurluğundan I. Meclis Binası’nın müzeye dönüşmesine kadar farklı konulara dair anılarla karşılaşmak mümkün. Boş vakitlerinde Genel Kurul görüşmelerin takip eden lise öğrencisi Hıfzı Veldet, o dönem siyasilerine dair önemli gözlem ve değerlendirmelerde bulunmaktadır.
Milli Mücadele AnılarımHıfzı Veldet Velidedeoğlu · Hil Yayınları · 19837 okunma
6/10
·457 syf.··
2021 9. kitabı
Devirden Devire serisi Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun gazete ve dergilerde çıkan yazılarından oluşmaktadır. Bunların bir kısmının güncelliği kalmasa da ele alınan konular döneme ilişkin belli başlı konular olduğundan okumaya değer. Bu eserdeki yer alan dil devriminin gidişatıyla ilgili gözlem ve değerlendirmelere özellikle okumaya değer. Dil devriminde prensip belirlenmemesi nedeniyle meselenin rayından çıktığı ve yaşayan Türkçeden uzaklaşıldığı uyarısı yapan yazar konu hakkında öncelikle prensip belirlenmesinin gerekliliği üzerinde durmuştur. Şu sözleri konuya dair bakış açısını yansıtmaktadır: “Kanunlarımız Türkçeleştirmek demek, onların ifadesini halk diline yaklaştırmak, halkın anlayabileceği bir kılığa koymak demektir. Yoksa halk diline girmiş kelimeleri, Arapça asıldandır diye tutup atarak yerlerine uydurma ve ölü kelimeler doldurmak, bir defa daha söylediğimiz gibi, gerçek davaya, yani kanun ve hukuk dilinin halkçılaştırılması ve halk tarafından kolay anlaşılır hâle getirilmesi çelme takmak, bir uçtan kurtulup başka bir uca takılmak demek olur.” (s. 161) “Hamuru Arapça olan eski sun hukuk dili yerine bu defa Türkçe hamurlu, fakat yine halktan uzak, anlaşılmaz bir hukuk dili yaratmağa çalışmak, kelimelerde ırk ve kan muayenesine kalkışmak gibi bir şey olur.” (s. 169) O dönemde Arapça kökenli kelimelerin yerine Türkçe karşılığını bulma heyecanı Meclise de yansımış ve “denetleme” kelimesinin keşfi ile ilgili Anayasa Komisyonu görüşmelerinden alıntılar dönemdeki tartışmalara dair canlı görünümler sunmaktadır. Dil konusu dışında eserde hukuk, adalet, siyaset, kitap, ahlak, fikir akımları, aile, evlenme, boşanma, çocuk, kanunlardaki değişiklik ihtiyaçları, kumar, tren kazaları, mesuliyet kuramları, kat mülkiyeti gibi çeşitli konular işlenmiştir. Yazarın, Türk Medeni
Devirden Devire 2Hıfzı Veldet Velidedeoğlu · Bilgi Yayınevi · 19752 okunma
5/10
·318 syf.··
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2021 17:08
Cumhuriyet’in ilk yıllarının ağırlıklı olarak TBMM tutanaklarına ve zaman zaman yazarın TBMM çalışanı olması nedeniyle şahsi gözlem ve bilgilerine göre anlatıldığı ve Cumhuriyet’in kuruluş yıl dönümlerinde yazılan çeşitli konuların ele alındığı bir eserdir. Yazarın şahsi ve gözlem ve bilgilerine dayanarak anlatılan kısımlar okumaya değer olmakla birlikte diğer kısımlar daha çok ideolojik argümanlar üzerine kuruludur.
Devirden Devire 1Hıfzı Veldet Velidedeoğlu · Bilgi Yayınevi · 19743 okunma
4/10
·184 syf.··
2021 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2021 14:25
Eserde Hz. Peygamber’in gaybi haberleri üzerinden Kur’an dışı vahiy konusu ele alınmıştır. Genel olarak eleştirel bir yaklaşıma sahip yazar Kur’an dışı vahiy konusuna karşı çıkmakta ve eserde buna dair delillerini ortaya koymaktadır. İleri sürülen hususlarda tek taraflı bir bakış açısı, zaman zaman da müstehzi bir şekilde ortaya konulmuştur. Necm Suresi’nin dördüncü ayetindeki hüve zamiri hakkında “Bu zamirin Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği Kur’an’a delalet ettiğinde en küçük şübhe yoktur.” (s. 63) dese de surenin meallerinde mezkûr zamirin hem Kur’an’a hem de Hz. Peygamber’in söylediklerine yönelik olduğuna ilişkin örnekler mevcuttur. Esasında şüphe olmadığı belirtilirken farklı yorumların olduğu hususuna yer verilmemiştir. Hem Doğu hem Batı’da ilmi bir otorite olduğu konusunda görüş birliği olan Gazali hakkında müstehzi ifadelerin (“Mesela ‘ezan’ sünnetinin ‘tilavet edilmeyen vahiy’ olmadığını, ben Gazâli merhuma nasıl ulaştırabilirim ki!) (s. 65) kullanılması da ilmi bir esere yakışmamaktadır. Eserin kapaktaki adı ile içeriği de büyük ölçüde bağdaşmamaktadır. Eserde büyük ölçüde Hz. Peygamber’in gaybi haberleri ele alınmasına rağmen eser adında bu hususa yer verilmemiştir.
Hz. Peygamber ve Kuran Dışı VahiyMehmed Said Hatiboğlu · Otto Yayınları · 201661 okunma