"Kendimizden kaçmak için önümüze bir merdiven konulmuş, Momo. Başlangıçta insan mineralden ibaretti, sonra bitki oldu, sonra hayvan- bunu, yani hayvanı unutamaz, sık sık yine ona dönüşmeye eğilimi vardır, en son olarak da bilgiyle, akıl ve inançla donanmış olan insana dönüştü. Bir toz tanesinden bugüne, kat ettiğin yolu gözünde canlandırabiliyor musun? Daha sonra, bu insanlık halinin de ötesine geçtiğinde bir melek olacaksın. Dünya ile işin tamamen bitecek. Semaya döndüğünde bu hisse kapılmış olmalısın."
İnsanın yüreği beden kafesine kapatılmış bir kuş gibidir. Raks ettiğinde, yüreğin Allah'a ulaşmayı dileyen bir kuş gibi şakıyıp coşar. Gel, tekkeye gidiyoruz.
"Eğer bir yer zengin mi yoksa fakir mi öğrenmek istersen çöp tenekelerine bakarsın. Eğer ortalıkta da ne çöp ne de çöp tenekesi varsa orası çok zengindir. Eğer çöp yok sadece tenekesi varsa zengindir. Eğer çöp tenekeleri yanında çöp de varsa ne zengin ne fakirdir, turistiktir. Eğer çöp varsa ama çöp tenekesi yoksa, fakirdir. Eğer insanlar çöplerin arasında yaşıyorlarsa çok çok fakirdir. Burası zengin bir yer."
Mösyö Ibrahim ile birlikteyken, Yahudilerin, Müslümanların ve hatta Hıristiyanların, birbirlerine düşmeden önce bir sürü ortak büyük adama sahip olduklarını fark ediyordum. Bu beni ilgilendirmiyordu ama kendimi iyi hissediyordum.
"Senin aşkın senin. Sana ait. Aşkını reddetse bile onu değiştiremez. Sadece ondan faydalanamaz, hepsi bu. Verdiğin, Momo, sonsuza dek senindir. Sakladığın ise ebediyen yitmiştir!"