Benliğimizin ölmesinin imkânsız olmadığı, hatta olağandışı bile olmadığı hayalimden geçmiyordu; benliğimiz, her gün bizden habersiz, hatta bazen bize rağmen ölür; ben de, yalnızca doğanın değil, suni koşulların, itibari bir düzenin mevsimlere dahil ettiği her tür günün tekrarında acı çekecektim.
Bu garaj, koridor, salon kelimeleri, daha telaffuz edildikleri anda, elektrik akımından daha büyük bir süratle kalbimi sarstı; çünkü bir saniyede dünyanın çevresinde en fazla sayıda dönüşü tamamlayan şey elektrik değil, acıdır.