Jan Roj

Jan Roj
@jan_roj
Kalbim benim!!Son sığınağım,son kalemsin... Mağlup etme beni...
Ölü taşlar kaldı sular mezarlığından : açsam ellerimi acıyacak kaderim : yüzümü saran bütün bir kış dilsiz bir kadın elleriyle sevecek beni dokunmak ya da duymak , böyle bir su telef eder beni..
Reklam
Para terörizmi yürüten dünya bankacıları, krallardan ve mareşallerden daha güçlüdür. Roma'daki papadan bile daha güçlü. Onlar ellerini asla kirletmezler. Kimseyi öldürmezler; yalnızca gösteriye alkış tutmakla yetinirler. Onların görevlisi olan uluslararası teknokratlar, ülkelerimizi yönetmektedir: Ne başkandırlar ne de bakan, seçilmiş değildirler, gene de maaş katsayılarını, kamu harcamalarını, yatırımlarla satışları, fiyatlarla vergileri, faiz ve destekleme oranlarını, güneşin ne zaman doğaca­ ğını, yağmurun kaç zamanda bir yağacağını onlar saptar. Onlar hapishane ve işkence odalarıyla, toplama kampları ve ölüm merkezleriyle ilgilenmezler, oysa bu yerler onların eylemlerinin kaçınılmaz sonuçlarıyla doludur. Teknokratlar sorumsuzluğun ayrıcalığına sığınırlar. “Biz tarafsızız,” derler.
Kimdir benim çağdaşlarım?” diye soruyor Juan Gelman. Kimi zaman Buenos Aires’te, Paris’te, dünyanın herhangi bir yerinde korku kokan insanlara rastladığını ve bunların kendisiyle çağdaş olamayacaklarını düşündüğü­nü anlatıyor. Oysa bir Çinli şair var, iki bin yıl önce, bir keçi çobanı üstüne bir şiir yazmış: Çoban, sevdiğinden ayrı düşmüş, gene de ta uzaktan, gecenin ve karların orta yerinde, onun tarağının saçlarının arasından geçtiğini duyabiliyormuş. Ve bu uzak şiiri okuduğu zaman Juan Gelman, “Evet,” diye düşünüyor, “bu insanlar, şair, keçi çobanı ve kadın benim gerçek çağdaşımdır.
Di zimanên din de rewş ne wisa ye, ew ne mirî ne le dimirin.Û ew dimirin ji ber ku axiveren wa bere xwe ji wan diguhere ber bi zimanê medya û çand û civaka serdest ve .