İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.
İçinde olup bitenlerden haberi yoktu kimsenin. Eşi dostu sanıyordu ki onun bütün derdi yemek, içmek ve uyumaktan ibaret,
İçindeki fırtınayı kimse bilmiyordu.
Zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, onunla ölçüyordum:
Onu gördüm - görmedim, göreceğim - görmeyeceğim, gelecek - gelmeyecek..