Atatürk, Aralık 1914'te Sofya'dan Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya şu mektubu yazdı :
"Vatanın müfadafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olmaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde ,ateş hatlarında bulunurken ben Sofya'da ataşemiliterlik yapamam...!"
Osmanlı'da yüzyıllarca vergi ve asker kaynağı olarak görülen Türk köylüsünü,yüzyıllar sonra Atatürk kurtarmak istedi. Atatürk 1922'de şöyle demişti : "Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür(...) Gerçekten yedi asırdan beri dünyanın çeşitli yerlerine göndererek kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi asırdan beri emeklerini ellerinden alıp israf ettiğimiz, buna karşılık daima küçük ve hor görerek muamele ettiğimiz ve bunca fedakarlık ve ihsanlarına karşı nankörlük, küstahlık ve zorbalıkla uşak derecesine indirmek istediğimiz bu gerçek sahibin huzurunda tam bir utanç ve saygı ile yerimizi alalım"