“Kötü bir fikir ya da cesur bir karar. Yine de tarihteki en büyük beyinler daima cesareti gücenliğin üstünde tutmuştu, sözcükleriyle en kötü fikirleri bile iyi gösterebilmişti.”
“İçimizden biri… İçimizden biri… İçimizden biri…”
Durmadan yenilenen bu iki sözcük saatler geçtikçe daha da kazınıyordu beyinlerine.
Beş kişi… korku içinde beş kişi… Birbirlerini gözleyen, artık gergin, sinirli hallerini gizlemeye çalışmayan beş kişi.
“Kurtuluş mu?”
“Evet. Tabii siz çok gençsiniz… Henüz bu noktaya gelmemişsinizdir. Ama eninde sonunda o nokta geliyor. Artık her şeyin bittiğini anlayınca duyulan o sonsuz rahatlık. kurtuluş duygusu… Artık aynı yükü taşımak zorunda olmamanın verdiği o huzur. Bir gün siz de hissedeceksiniz bu duyguyu”