Kendini daima nefsinle tehdit et. Çamurda yürürken elbisene, çamur sıçrayacağını bilsen de kendini muhafaza edeceksin. Yetersiz, hakir ve yoksul olduğunu daima nefsine hatırlat.”
“Yağmur sözde Islatır seni, aslında yağmurdan değildir kaçışın, yağmurla beraber yağacak hüzünden de kaçıyorsun. İnsanoğlu karmaşadan kaçar düzen için fakat görür ki düzen diye aradığı şey karmaşadan doğmuştur. Her ne var ise alemde, iç içe geçmiş zincirin halkaları gibi birbirine tutunmuş, kaim olmuş, kopmamak için iyilikten güç bulmuş. Haydi o vakit ey gönül! Ne durursun, iyiliğe koş!”
Dile gel ey arayan gönül, aradığım senden gayrı mıdır? Senden gayrıysa, o zaman nedir aradığın? O, ayet ayet kendini ifşa etmezse bilmediğini veya bilinmezi arar mısın? Aramazsın! Bilmediğini bilmek için bileneni de bilmediğin için ararsın. Bildiğini bilenin yanıldığı gibi, bilmediğini düşünen de yanılır. Nihayetinde bildiğini arar insan. Öyleyse ya yitirmiştir ya da bildiğinin ötesini merak etmiştir. Bilmediğini bilmeyip, bildiğini de yitirenlerdensiniz.”