Bir saat içinde 10 tane ruh haline girebilmenin şaşkınlığı
içindeyim.İnsanların bana taktığı unvanlar değişiyor ve gereksiz beklentilerini karşilamayacak olmanın bilinci de yıpratıyor beni.Sınırlı tarih bilgimin ışığıyla bakınca şunu anlıyorum, postuyla modern'ligiyle,bir sürü kavramın önündeki neosuyla bu çağ çok hızlı degişiyor. Biz ilkine daha yetişemeden beşincisi ilkel kabul ediliyor. Çoğu insan bu vandal tüketimine hemen ayak uyduruyor.Tabi onlar doğru yolda olabilir.Belki de bu çağın raconu bu.Kendimi,babamın ninesinin şaşkınlık içinde izlediği bilgi çağının bir bedeli olarak görüyorum.Bazen bir bok degilsin lan kimsenin seni umursadığı da yok diyorum.Herkes hayatın şifresini çözmüş de bi biz birkaç kişi her şeyden habersiz insanların omuzlarına çarpa çarpa ömür tüketiyoruz gibi.Ruh halim kaygı kalabalığından dolayı çok erken degişiyor. Bütün olarak ifade edemiyorum kendimi. Net olarak bildiğim bir şey var BİLMİYORUM.
Dün malik abiyle bir sahnedeydik. Onu alkışlayan onlarca insanın önünden yorgun bir halde ayrılarak yarın,ukala ergenlerin kahrını çekmek üzere( buna hayatını kendi emeginin teriyle kazanmak üzere de diyebilirsin) bir uçağa bindi.Ben kendi hayatımı düşündüm.kenevir tarlasında başlayan hayatim,boklu suyla sulanan tarlalardan,okula,okuldan inşaata ve en sonunda adının önüne bir sürü üuvan koymuş hocaların hitap ettiği sıralar arasında geçti.Bakalım bundan sonrasına.Çok umursamıyorum aslında.Umursuyorum aslında çok. Ve gerçekten genlerimden atmaya çalıştığım büyük bir duygu çöplüğü varken her gün bir yenisiyle daha mücadele etmeye çalışmak çok yordu beni.Haa bir de çocukken her yenildiginde ağlayacak duruma geldiğim Galatasaray şampiyon olmuş falan.