BÜLENT MUCURTAY

Bir saat içinde 10 tane ruh haline girebilmenin şaşkınlığı içindeyim.İnsanların bana taktığı unvanlar değişiyor ve gereksiz beklentilerini karşilamayacak olmanın bilinci de yıpratıyor beni.Sınırlı tarih bilgimin ışığıyla bakınca şunu anlıyorum, postuyla modern'ligiyle,bir sürü kavramın önündeki neosuyla bu çağ çok hızlı degişiyor. Biz ilkine daha yetişemeden beşincisi ilkel kabul ediliyor. Çoğu insan bu vandal tüketimine hemen ayak uyduruyor.Tabi onlar doğru yolda olabilir.Belki de bu çağın raconu bu.Kendimi,babamın ninesinin şaşkınlık içinde izlediği bilgi çağının bir bedeli olarak görüyorum.Bazen bir bok degilsin lan kimsenin seni umursadığı da yok diyorum.Herkes hayatın şifresini çözmüş de bi biz birkaç kişi her şeyden habersiz insanların omuzlarına çarpa çarpa ömür tüketiyoruz gibi.Ruh halim kaygı kalabalığından dolayı çok erken degişiyor. Bütün olarak ifade edemiyorum kendimi. Net olarak bildiğim bir şey var BİLMİYORUM. Dün malik abiyle bir sahnedeydik. Onu alkışlayan onlarca insanın önünden yorgun bir halde ayrılarak yarın,ukala ergenlerin kahrını çekmek üzere( buna hayatını kendi emeginin teriyle kazanmak üzere de diyebilirsin) bir uçağa bindi.Ben kendi hayatımı düşündüm.kenevir tarlasında başlayan hayatim,boklu suyla sulanan tarlalardan,okula,okuldan inşaata ve en sonunda adının önüne bir sürü üuvan koymuş hocaların hitap ettiği sıralar arasında geçti.Bakalım bundan sonrasına.Çok umursamıyorum aslında.Umursuyorum aslında çok. Ve gerçekten genlerimden atmaya çalıştığım büyük bir duygu çöplüğü varken her gün bir yenisiyle daha mücadele etmeye çalışmak çok yordu beni.Haa bir de çocukken her yenildiginde ağlayacak duruma geldiğim Galatasaray şampiyon olmuş falan.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Boşa geçen günlerime üzülmem bir umudun oldugunun göstergesi mi
Hep bir yerinden bir şeyler kopartıp geçiyor zaman.Sen adına yozlaşmak dersin onlar büyümek der.Ne kasvetli bir süreç ? Ne akıl almaz bir evrim.Düşünsene ansızın aklına geçmişte yaşadığın bir olay geliyor,onun üzerine düşünmeye başlıyorsun.Bazen sırıtıyor bazen o an ki haline gülmek ile ağlamak ortası bir ruh haline bürünüyorsun.O zaman dilmindeki düşüncelerin birbir hortluyor sanki.Bu gününle mukayese ediyorsun.Aman tanrım !! Sanki arada uçurum var,sanki o sen değilsin,başkalaşmışsın.bir yıl önceki benle bile birgün yolda karşılaşsam ve oturup saatlerce muhabbet etsek yine de onun ben olduğumu anlayamam diyorsun.Ve yozlaştığını hissetmek burda başlıyor ya da büyümek. Çekilmez bir derdin tam ortasındasın.Hafızan kuvvetli ve bu yüzden ne zaman aynaya baksan eski seni göremeyeceksin.Hep değişmeler görürsün o silik suratında.Zaman saçlarından yolup yolup yüzüne saçmış gibi.Siktiğim genleri değip soyuna sopuna küfür edesin gelir.Boğazın dügümlenir minnet duyguların devreye girer.Ne için yaşamalı ? Kimin için nelere katlanmalı ? sorularına maruz bırakırsın kendini.Çünkü kendinle konuşmanın külfetini yılmaz erdoğanın tabiriyle soğuk ve şehirler arası otobüsde anladın.Bazen cinnetin eşigine geldiğin oldu.Sorumlulukların ve hayallerin hep seni arada bıraktı sen bir oraya bir buraya kaçmaktan,hiçbir yere varamadın.İkisinide tam yapamadın ve öyle görünüyor ki hiç yapamayacaksın.Ne onların istediği tektip,silik,süzme bir muhafazakar olacaksın,ne de hayallerindeki kendini kendine kanıtlamış insan.Ne birileri sana ''çok başarılı'' diyecek ne de sen kendine ''amk gezegeninde bende bir boka yarıyorum'' diyeceksin.Yani hep ortada kalacaksın.Büyüdükçe bunların farkına varacaksın.Bunların sebebi kararsızlığın ve korkaklığın.Bu iki kelime sonun olacak. En azından farkındasın bütün
Gecekondu kültürüyle büyümüştüm.Birbiri üstüne yapılan evler benim yaşayabilcegi bir yer degildi.Kat kat yapılan ve toprakla bagını yitirmiş beton duvarlarla bölünmüş hayatlar çok uzagımdaydı oysa.Çocukken ne merak ederdim bu apartmanları? Biribiriyle duvarlarla ayrılmış bir ton hayat.Herkes kendi alanına evim yuvam diyor.Duvarın arkasında ya da altında ve ya yanında olan hayattan haberi bile yok.Ara sıra sesler duyuluyor mesela.Tüm kavgalarından haberdarsın ama tanımıyoraun kimseyi.Oysa bizim gece kondumuz böyle degildi.
Düşüne bilmek acı veriyor.Artık demeyeceğim zira çok uzun zaman oldu farkında olunca duyarlı olmaktan çok duyarsız olmak istedigimi anlayalı.Bir şeyler yapmak için her zaman vakit vardır. Fakat o şeyi yapmak için uygun zaman mıdır o önemli degilmi.Ya peki uygun zaman olmadığının farkında olup başka şeyler için uygun zaman olan zamandan çalarak yitirdiğimiz uygunsuz zamanlar.Bir zombiye dönüşme yolunda emin adımlarla gidiyorsun.Bunun için yapman gereken belli her zaman her şeyi yapma fırsatını bir kenara birakip uygun zaman uygun işler sigdirman.