sude

Sadık Hidayet.
"bana inanılması için bunları bir bir yazmalıyım, bunları duvardaki gölgeme açıklamalıyım. evet, bana tek sevinç kalmıştı, çok küçük bir gönül hoşluğu..."
Reklam
Kör Baykuş
bilincimi yitirmiştim. sanki ismini eskiden biliyordum. gözlerinin parıltısına, rengine, kokusuna, hareketlerine öylesine âşinâ idim ki, ruhlarımız önceki bir hayatta, cisimsiz maddesiz bir âlemde karşılaşmış da tek asıldan, tek maddeden oluşmuş, böylece bizim yeniden birleşmemiz âdeta kaçınılmaz olmuştu. ben bu hayatta da onun yanında olmalıydım. hiçbir zaman el sürmek değildi istediğim; gövdemin görünmez ışınlarının ona değmesi bana yetiyordu. korkunç macera! içimde ilk görüşten kalma, âşinâ bir duygu: ben onu tanıyorum. iki sevdalı hep aynı hisse kapılmazlar mı, birbirlerine önceden tasladıkları, araların da esrarlı bağlar olduğu duygusuna kapılmazlar mı? bu aşağılık dünyada ya onun aşkını isterim, ya da hiç kimsenin! hem mümkün mü bir başkasının beni etkilemesi?
kendini saklayarak bulamazsın.
ama sonsuza kadar oturup yaralarımıza bakamayız.
bu sadece aklının sana oynadığı bir oyun unutma sen zannettiğin kişi değilsin.
Reklam