"Ne kadar olacaksa o kadar olacak," dedim kendime, "bu yeni hikaye önümde uzanan, dolana dolana giden yollar gibi." Nerede yorulacağım, nerede yitireceğim hevesimi ya da nerede uçar gibi koşacağım, nerede yüreğim ağzımda atacak, hiç düşünmedim. Beklememeyi öğretiyorum çünkü kendime. Kurmamayı, hayatın işine karışmamayı bazen. Yarının kestirilemez hallerine önceden isim takıp da, koşullamamayı kendimi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Gidecek" diye düşündün, adın gibi emindin buna. Kalmak için gelmemişti. Kalmak için yaratılmamıştı. Bazı insanlara "kal" demekle "öl" demek aynı şeydi sanki. Sadece o geceyi hiç unutmasın istedin.
Beklemek eziyet de olsa bir çocuk için hayatta kalmanın tek yoluydu bazen. Sen o yana bakmazken savaşlar kopar, insanlar ölür, birileri çok ağlardı. Çocuk olmak fırtınanın gözünde durmaktı. Görünmez bir camın ardında tozun inmesini beklemekti. Türlü rüşvetle cepheden, sıcak çatışmadan uzakta, korunaklı tarafta tutulmaktı.