Aram Ronî

Aram Ronî
Jîyanek bê hêvî, rastîyê de mirineke be denge (Umutsuz bir yaşam, gerçekte sessiz bir ölümdür) Li xwe digere(kendini arıyor)
Lisans
İstanbul
8 Mayıs
26 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Gösterişe, abartıya başka birilerinin etkisiyle sarsılabilen temeli olmayan insan ilişkilerine değil; inceden yapılan güzelliklere, nazik duruşa, ağır başlılığa ve çıkarsız sevgiye inaniyorum. Kendi halindeliğe, omurgalı duruşa ve arkası dolu cümlelere inanıyorum.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu gün 12 Eylül. Aklıma gelen şeyler Amed zindanı, direnişi, insanlık onurunun ayaklar altına alındığı, zorla dayatmaların yapıldığı Amed zindanı ve onurlu insanların direnişi...
Salın tecavüzcüyü, katili, hırsızı, çocuk istismarcısını... (Bunların beyinleri yok çünkü) Icerde kalsın gazetecisi, yazarı, başkanı, siyasi tutsağı... Adalet yanlış kişilerin elinde olunca sonuç bu...
New (yeni) Roj-Roz (gün), baharın gelmesi ile birçok ulus bayram ve şenlik havasında Newroz’u kutlar. Fakat Newroz Kürt tarihi açısından yalnız bahar ve şenlik olarak değil aynı zamanda bir direnişin zafere kavuştuğu günün de kutlamasıdır. Direnişin başlatıcısı Kawa (Kawayê Hesinker) isimli demircidir. Bu hikâye Rojhelat (Doğu-İranda) Kürdistan’ında, Bakur (Kuzey-Türkiye ) Kürdistan’ında ve Başur (Güney-Irak) Kürdistan’ında şu şekilde anlatılır: MÖ 612’de, Kürdistan’da Asurlu Dehak (Zuhak) isimli çok zalim bir hükümdar vardı. Dehak bir kayanın başında çok sağlam yapılmış bir kalede oturuyordu. Hükümdar Dehak pek çok vahşi hayvanlar ve yılanlar beslerdi. Kendisi gençlerin beyinlerini yediği gibi, hayvanlarına da yedirirdi. Kralı olduğu halkına her gün yenmek üzere hazırlanmış insan beyinlerinin kalesine getirilmesini emretmişti. Bu emre uyan halk, her gün için kralın kalesine hazırlanmış insan beyni götürmeye devam ediyordu. Bir süre sonra, halk bu insanlık dışı beslenmeyi aksattı. Dehak askerlerine, emrini aksatmış olan halkı toplayıp kalesine getirmelerini emretti. Böylece halk askerler tarafından toplanıp kaleye götürüldü. Kalede halktan birçoğu çocuklarını koruduğu için öldürüldüler. Bir süre sonra daha çocuklarının beyinlerini yenilmek üzere hazırlayıp götüren halk, sonradan çocuklarını kurtarmak için bir yol buldular. Bu sırarda Hükümdar Dehak’ın askerleri halk arasında dolaşıp çocukların sayılarını devamlı tespit ettikleri için, halk kurtardıkları çocuklarını dağlara kaçırdı ve orada askeri eğitim verdiler. Bir gün temizlenerek krala götürülen beyinde, bir kuzu tüyü çıktı. Bunun üzerine kral durumu anladı. Kral ondan sonra kendi askerlerinin, bizzat çocukları kesip beyinlerini hazırlayıp getirmelerini emretti. Bu emirden sonra, askerler çocukları kesip
Doğduğumda bir köpekten daha değersizdim, şimdi bir kraliçeyim. Çoktan ölmüş olmalıydım, ama hala canlıyım. Tanıklığım, benimki gibi bir yaşamın bir daha asla yinelenmemesi için yeryüzündeki tüm yoksullara ve ezilmişlere uzanan bir el olsun… (Phoolan Devi - Haydutlar kraliçesi))