Yaşlandığımda, kırda, penceresinde kavaklar görünen, bütün duvarları kitaplarla kaplı bir tahta evde, o huzur duygusunu yeniden yaşayarak, kucağımda yarım kalmış bir kitapla hayata gözlerimi yummak isterim.
Süryani kiliseleri ile Artuklu camilerini aynı anda sevdim. Mardin’de çok eski bir mezhep olan Şemsiler gibi Güneş’e, ya da Ezidiler gibi Tavus-u Azam’a tapanlarinda olabilecegini, hatta olmasi getektigini orda ogrendim. Arapça ezanın güzel örnekleri ile Latince ilahileri eş zamanlı dinledim.