• işte lotte! ölüm sarhoşluğunu içeceğim o soğuk ve korkunç kâseye davranmaktan çekinmiyorum! onu bana sen uzattın ve ben duraksamıyorum. bitti! bitti! böylece yaşamımın bütün dilekleri ve umutları sonlarına ulaştı! öyle bir soğukkanlılıkla, öyle bir tatlılıkla, öyle bir katılıkla çalıyorum ki ölümün demir kapısını.
• "peki o denli mutlu olduğu, kendini o denli iyi hissettiği ve övüp durduğu o günler ne zamandı?" - "kastettiği, kendinden tümüyle habersiz olduğu, tımarhanede geçen günler."
• mutlu bir bilgisizlik içinde olduğum o günlerde, özlemlerle dolu devingen gönlümü doldurmak ve doyurmak üzere, yüreğimin gıdasını v esenliğini bolca bulmayı umduğum bilinmez bir dünyanın özlemini bolca çekerdim.