Wise_Owl, Koleksiyoncu'yu inceledi.
 21 Şub 20:39 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Son sayfayı okudum ve dehşet içinde kitabı kapattım, okurken kendimi sürekli bir çıkmazda hissettim psikolojik geçişleri harika, duyguyu vermesi ve bunu yaparken aracıya ihtiyaç duymaması direkt anlatması beni çok etkiledi.
Kelebek koleksiyoncusu Frederick, takıntılı denecek kadar Miranda'ya aşıktır, tek isteği onun da kendisini sevmesini sağlamaktır. Zorla birini sevebilir misiniz? Özellikle de bir mahsende tutsakken? Bu kitapta "Stockholm Sendromu" yok sonuna kadar mücadele var.
"Yarari yok. Yaradılıştan kin tutan biri değilim. Sanki içimde bir yerde her gün bir miktar iyi niyet ve sevecenlik üretiliyor ve dışarı çıkması gerekiyor. İçimde tutmaya kalkarsam, mantarı patlatıyor."

Mutlu Gözler :), bir alıntı ekledi.
21 Şub 15:49

Onun hakkında çok şey öğrenmeye başlamıştım ve birini tanımak insanı ister istemez o kişiye yakınlaştırır.Başka bir gezegende olmasını istese bile.

Koleksiyoncu, John FowlesKoleksiyoncu, John Fowles
Merve Aslan, bir alıntı ekledi.
19 Şub 15:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Hepimiz gerçek gerçeklikten kaçarız. Bu ''Homo sapiens'in'' temel tanımıdır.

Fransız Teğmenin Kadını, John FowlesFransız Teğmenin Kadını, John Fowles
Merve Aslan, bir alıntı ekledi.
19 Şub 15:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Seni ne zaman görsem sesim kesiliyor, dilim tutuluyor, ince bir alev tüm gövdemi dolaşıyor, içimden fışkıran bir kükreme ve karanlık kulaklarımı gözlerimi dağlıyor.

Fransız Teğmenin Kadını, John FowlesFransız Teğmenin Kadını, John Fowles
Merve Aslan, bir alıntı ekledi.
19 Şub 15:23 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsan yüreği, insan beynini gaddarca bir süratle hükmü altına alır.

Fransız Teğmenin Kadını, John FowlesFransız Teğmenin Kadını, John Fowles
Merve Aslan, Fransız Teğmenin Kadını'ı inceledi.
19 Şub 15:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kuşkusuz edebiyatın en sevdiğim yönü ters köşe yapmaya müsait muhteviyatıdır.. John Fowles’da Fransız Teğmenin Kadını’nda bu muhteviyatı öyle zekice ve ustaca kullanmışki deyim yerindeyse kitabı bitirdikten sonra da bana sadece ağzı açık kalmak düştü. Kitap İngiltere Victorya Dönemi’nde yaşanan bir aşkı anlatıyor gibi görünse de aslında geniş bir içeriğe sahip. Dönemin Aristokrasisine,Hristiyanlığa,toplum yapısına edebiyatçıların kendilerine has vurucu eleştirileriyle göndermeler yapmış Fowles..Aynı zamanda kitap bir başkaldırı niteliğinde.. Basmakalıp,tekdüze ilerleyen herşeye bunun yanında romanın yapısına da kalemiyle savaş açmış Fowles ve şu ya da bu kurala bağlı kalmadan da dünya çapında bir roman yazılabileceğini göstermiş..Tüm bunların yanı sıra yer yer -evet bu kitabın yazarı benim ve sen de okuyucu olarak yazdıklarıma saygı göstermek zorundasın”diye satır aralarından size sesleniyor yazar..Gerçekten uzun zamandır aradığım tadı yakaladığım,yer yer deneme hissi veren ama gerçek bir roman olma özelliği de taşıyan bir solukta okunabilecek bu eser şiddetle tavsiyemdir.

Mutlu Gözler :), Fransız Teğmenin Kadını'ı inceledi.
16 Şub 15:10 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Postmodern yazarlardan biri olan John Fowles bu kitabında Victoria dönemi toplum yapısı ve ahlak kurallarına karşı eleştirel bir bakış açısı ile yaklaşmaktadır.Özellikle Sarah, Victoria dönemi tipik kadın karakterlerin dışında kendine has bir karakter yapısına sahiptir. Sarah' ın kendini toplumdan soyutlaması ve toplumdan bağımsız bir yaşam sürmesi yazarın Victoria dönemi toplum yapısına ve ahlak kurallarına eleştirel bir gözle yaklaştığını kanıtlar niteliktedir.Ayrıca yazar kendine has üslubu ile Victoria dönemi yazarlarının yazım tekniklerini , anlatım tarzını, karakter seçimlerini açık bir şekilde kitabın bazı bölümlerinde adeta bir karakter gibi yazıya girerek açık bir şekilde eleştirmiştir. Yazar karakterlerin özgür olması gerektiğini ve anlatıcı tarafından yönlendirilmemesi gerektiğini savunur. Anlatım tarzı ile sizi hayran bıkacak olan bu romanı şiddetle tavsiye ederim. Beğenerek ve hayranlıkla okuduğum romanlardan biridir. Yazar bu kitabı ile kendisine karşı olan hayranlığımı arttırmıştır..

Aynur, bir alıntı ekledi.
11 Şub 23:58 · Kitabı yarım bıraktı · Beğendi

-Roman artık bir sanat türü değil. Roman öldü. Bunu savaştan önce fark ettim. Yarım düzine gerçeği bulmak için yüzlerce sayfa uydurmayı neden okusun insan?
-Belki eğlence için?
-Eğlence mi? Kelimeler, gerçekler, gerçek olaylar içindir, düzmece şeyler için değil.

Büyücü, John FowlesBüyücü, John Fowles
Aynur, bir alıntı ekledi.
11 Şub 23:57 · Kitabı yarım bıraktı · Beğendi

Bronzları işaret etti. "İsterseniz çalın. Polise haber veririm ama kaçabilirsiniz. Yapamayacağınız tek şey beni üzmektir."

Büyücü, John FowlesBüyücü, John Fowles
Aynur, bir alıntı ekledi.
11 Şub 23:56 · Kitabı yarım bıraktı · Beğendi

Yer değiştirince insanların değiştiğini sanırız ama hep aynı kalırlar.

Büyücü, John FowlesBüyücü, John Fowles