"Biliyorum. İşte sana, sert davranmak için başka bir sebep. Entelektüel üstünlüğü ahlâki sorumlulukları da beraberinde getiriyor. İnsan ne kadar yetenekli olursa insanları yoldan çıkarma gücü de o kadar büyük oluyor. Birçok insan yoldan çıkacağına, bir tek insan acı çeksin, daha iyi. Meseleyi tarafsızca düşünürseniz siz de anlarsınız ki Bay Foster, hiçbir suç, davranış bozukluğu kadar bağışlanmaz değildir. Cinayet sadece bireyi öldürür; sonuçta birey nedir ki?"
"Evet, mesele tam da bu," diye delikanlı kafasıyla onayladı. "Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkûm oluyorsun. Yalnız olana acımasız davranıyorlar. Biliyor musun, beni her şeyden dışladılar. Diğer çocukları geceyi geçirmek üzere dağlara yolladıklarında -bilirsin işte, kutsal hayvanının hangisi olduğunu bulmak için rüyaya yatarsın- benim gitmeme izin vermediler; bana sırların hiçbirini söylemediler. Yine de ben kendi başıma yaptım," diye ekledi "Beş gün boyunca hiçbir şey yemedim ve sonra tek başıma oradaki dağlara çıktım"