Ah insan kısmı böyledir! Bilhassa genç kısmı böyledir. İnsan başkalarının yaşadığını tecrübelere güvenemez, güvenmek için hazır denenmiş olanları bizzat denemek ister ve halbuki bu tecrübeden, pişmanlıktan başka bir şey hâsıl olamaz.
Ömrümüz o kadar azdır ki bu âlemden en şiddetli ihtiyaçla muhtaç olduğumuz tecrübeleri bizzat yaşayarak onlardan edilecek istifadeyi etmeye süresi yeterli değildir. Başkalarının tecrübelerini kabul edip önemsersek belki rahatça, serbestçe, namusluca yaşayabilmeye muvaffak oluruz.
Sayfa 117 - Türkiye İş Bankası Yayınları, 6. Basım·Kitabı okudu
İnsanoğlunun yaratılışının gereğidir; insan kendi mutluluğundan yalnız kendinin haberdar olmasıyla kanaat etmez, herkesi de haberdar etmek ister. Hatta bir insan esasında mutlu değilse bile, etrafa kendi mutluluğunu inandırmak için hilekârlığa ve yalancılığa bile düşer. İnsanoğlunun yaratılışının bu gereği adeta umumi gibi bir şey olduğundan o kadar önemli görülmezse de beş liralık bir saate, yirmi beş liralık veyahut daha fazla bir paha etmek üzere elmaslı kordon takmak gibi gösterişler bu karakterin en adi mertebesinin gereklerindendir.
Sayfa 111 - Türkiye İş Bankası Yayınları, 6. Basım·Kitabı okudu
O şehvet denilen şey yok mu? Pek murdardır. Ama gerçekten murdardır. Aşk ruhu denilen hayali varlığın temiz eteği, murdar şehvetle kirlenince zevki kaçar. Lakin o zaman hırs ve kibir insanın gözlerine perde çektiğinden insan o lekeyi göremez. (...) İnsan kırk yıl arzulu kalsa, aşktan beklenen lezzet kırk yıl devam eder. Adam kırk yıl genç, şuh, âşık bir halde devam eder. Eğer arzusuyla kırk yıl birlikte devam edecek olsa, oluşacak gına kâmil insanı soğutur, söndürür, ihtiyar eder.
Sayfa 80 - Türkiye İş Bankası Yayınları, 6. Basım·Kitabı okudu
Her ne kadar eski zaman insanları, arkasından sövüp sayacağı bir insanın yüzüne karşı böyle nezaket göstermeyi mertlik davalarına uygun bulmazlarsa da alafranga olanlar, mertlik adeta ahmaklıktan ibarettir diye hükmederler.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Yayınları, 6. Basım·Kitabı okudu