Arkadaşlarımın çoğu da diplomalı, üstelik çocukları da öyle. Bu illa arzu ettikleri işte çalışabildikleri anlamına gelmiyor - tam tersi, üniversite okumuş olmalarının sebebi, üniversitelerin önem taşıdığı bir dönemde, hayatta başarıya ulaşmak isteyen insanların diplomalı olmasının gerektiğinin söylenmesi. Bu yüzden dünya nice harika bahçıvandan, fırıncıdan, antikacıdan, heykeltıraştan ve yazardan oldu.
Şehirde yaşayan insanlarsa üniversite okuyup diplomalı olmak, evlenmek, çocuk yapmak gerektiğine inanır, sonra çocukları da üniversitede okuyup diploma alacaktır ve bu böyle sürüp gidecektir. Kimse, "Acaba farklı bir şey yapabilir miyim?" diye sormaz kendine.
Dolayısıyla, her şey aksini işaret etse de, ne kadar üzülsem ve kendimi aciz hissetsem de, artık hiçbir şeyin düzelmeyeceğine inansam da, beni hayatta tutan yegane şeyi, yani umudumu kaybedemem.