2025 Aralık ayında okumaya başladığım bir kitap ama beni 2020ye yani COVİD-19 salgınına götürdü. 2020 yılında salgından kaynaklı olarak işsizdim. Bu yüzden tıpkı kitapta da işsizlerin yaptığı gibi sağlık alanında bir işe girdim. Salgınla yapılan mücadeleyi yakından gözlemleme ve deneyimleme şansım oldu. Bu yüzden kitabı okuduğumda meydana gelen salgını tekrar yaşar gibi oldum. Gözlerimin önünden anılarım geçti gitti.
Kitaba gelecek olursak diğer incelemelerde de belirtildiği üzere bu gerçek bir salgın değil, bir işgalin anlatısı. Her iki durum arasındaki benzerlikler şahane bir şekilde anlatılmış. Konusu ve benzetmelerinden dolayı beğendiğim bir kitap oldu ancak çok betimleme ve iç dünya yansıtması yapıldığı için okumakta biraz zorlandım. En azından okuma süremi biraz daha uzattı diyebiliriz.
Oran’da geçen veba salgını, yayılması, hastalıkla olan mücadele ve ayrılıklar, ölümler… Hepsi hayatımızın bir parçası. Kim bilir, belki tekrar ortaya çıkar?
Son zamanlarda hoşuma giden kitaplar arasında. Ursula karakterini ne kadar sevsem de kocasını daha çok sevmiş bulunuyorum. Kitabın son sayfaları gözlerimi yaşarttı.
Sonunda tasvir edilen öldürülme şeklini gözümün önüne getirdim. İstemeden de olsa midem bulandı. İnsanların kayıtsızlıkları, bir şeyleri "öyle" sanmaları vesaire çok sinir bozucuydu. Yine de okumaya değer kitap.