…devletin savunması silahlarla değil milletle yapılır. Devletin besleyeceği ruh ne kadar kıymetli olursa, tehlike dönemlerinde savunmasını da kendi ulusunda bulacaktır.
Mustafa Kemal henüz general değildi. Ne istediğini bilen sakin bir insandı, faaldi ve çevresini etkileyen zeki bir askerdi. Her şeyi, başkalarının fikirlerini, ya da yardımını beklemeden başarmasını biliyordu. Gereğince fakat öz konuşurdu. Daima doğruyu söylerdi. Ziyadesiyle sırım gibi yapısına rağmen, kuvvetli görünmüyordu. İnatçı bir enerji kaynağına sahipti ki, bu ona hem kendini, hem de birliklerini devamlı ve tam kontrol yeteneği sağlıyordu.
Kapitalistlerin iktisadi kaygıları ile devlet adamlarının politik ve stratejik kaygılarının aynı noktada buluşmaları, Türkiye’nin toprakları ve tabii zenginliği “diplomasi kozları” olmuş, siyasi manevralar çevirmişler, insanlığın en güzel çiçekleri, hayatlarını Mezopotamya çöllerinde, Gelibolu yarlarında, Flandr ovalarında savaşarak, bunlar için kaybetmişlerdir.