zaman sevdikçe uzar, bilirsin
hayal, taştan, topraktan geçer, yapraktan geçer
bir yeşil duman olur yaşadığımız
yakından, ıraktan geçer
sevdiğim kadar bilmeliyim de
şöyle bir içten öpmeni senin,
bir tane cennete değişmem
varsın yatağımız ipek olmasın,
güzel vücudun danteller içinde değilmiş,
ne çıkar
o bütün tatlı saatlerinde gecenin
güneş perdelere gelene kadar,
kollarında bulutlarda gibiyim…
ah, insan nasıl çıldırmaz nasıl
bir çaresizlik,
bir umutsuzluk sarmış her yanı
aranızdan insanlar geçer
bulutlar geçer
o, kırmızı mürekkep gibi dudaklarıyla, zoruna
utanarak gülümsemeye çalışır
bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin
yıllarca sonra bir uzak gurbette bile;
bir yeşil yaprak üstünde gözlere,
görünür,uzaklaşır…