hayat böyle değil kızım, benim küçük saman çöpüm, hayat böyle değil, bak elalem basıl seviyor, öyle seviyor ki yanıp kül oluyor.
saçmalama baba kül samandan iyi mi?
iyi, çünkü külün bir geçmişi var, bir zamanlar ateşmiş hiç olmazsa.
kendini sev yeter baba, ben öyle yapıyorum
“ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.“
“kayıp mı? kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?“
“ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz“
“iyi ya, boş değildi kucağım.“
“ama yandınız, kül oldunuz.”
“ama vardım, kül bunun kanıtı.”
işte o akşam aşka çok yaklaşmıştık. bana biraz daha uzun sarılsaydın; ahşap evlerin loş ışıklı pencerelerinden, sokak lambasının ışığında büyüyen gölgelerden çekinmeyip beni öpseydin; aşkı ertelemeseydin, belki de beni kurtarmış olacaktın. gözün iki büklüm evlerin pencerelerine takılınca hemen uzaklaştın benden.