bir saniye ne kadar sürer, sorusuna kimsenin yanıt veremeyeceğini anladın. ne yüz metre koşan atletlerin ne de onları izleyenlerin. zamanı ölçmek için bir kronometreden fazlasının gerektiğini kabul ettin. ve diğer insanlarla zaman uyuşmazlığı yaşayabileceğin gerçeğine hazırlandın.
zamanın hızı, her şeye göre değişir. bu cümleyi zihninde canlandırmak seni önce korkuttu. o güne kadar rastlamadığın büyüklükte bir “her şey”. duygulardan biyolojik farklılıklara, düşüncelerden dini seçimlere kadar her şey.
bir insanı sevdiğini düşünmek, ona bunu söylemek ve ardından sarılmakla anlatılamayacak kadar mükemmeldir. bir insanı öldürmek, ondan nefret ettiğini düşünmenin yanında daima kusurludur. hiçbir davranış, düşüncenin gerçek tercümesi değildir