Bakınız Lev Tolstoy bu konuda ne doğru bir tesbitte bulunmuş:
‘Hayattaki düzensizliklerin en büyük sebeplerinden biri şudur:
Herkes, hayatında sadece refaha kavuşmayı arzular; fakat hiç kimse hayatı yükseltmeye çalışmak ve bizzat çalışma sayesinde hayatını daha iyi bir şekilde ayarlamak ihtiyacını duymaz!’
Herkes hayattan bir şeyler almak ister de, kimse hayata bir şeyler katmaya yanaşmaz.
Ne ekerseniz onu biçersiniz. Ne pişirirseniz onu yersiniz’ derler. Eğer gençliğin ruhunu, ekilmeyen bir tarla gibi bırakırsanız; orada ısırgan otları ve yırtıcı dikenler büyür.
Ana babaların çocuklarının akıl ve ruh bahçelerini böyle ekip biçmeden bırakmaları vicdanlara sığmaz bir cinayettir. Çünkü çocuklara iyi bir eğitim verme meselesi, sadece ana babaları ilgilendiren bir mesele değildir. Bütün toplumu, milleti ve devleti ilgilendiren bir meseledir.