4u

Kırmızı güller, pembe güller ve beyaz güller.. Şehvet, umut ve zarafetin tek bir öze dayandığı; kiminin aşkın sözde sonsuz tutkusuyla bütünleştirdiği, kiminin ise ruhunda tıkalı kalanı mısralarına dökerken her bir yaprağından ilham tınısı işittiğidir. Kimi de yalnızca safsata der tüm bunlara zira o zaten ne bir umut kırıntısının olduğu ne de şehvet şerbetinin artık haz verdiği o düşte yaşamaktadır. O ölümün bile heyecan vermediği bir dipte tıkalıyken, hangi gül ona derman olurmuş?
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kesik bir nefese sırtını dayayan birtakım duygular, artık ne varmak isterdi onu yaşama döndürecek olana ne de kaçmak isterdi her bir zerresinin onu sayıkladığını bile bile. Nadideydi, tekti o.
Bana karşı nazik davranıyordu, bunun hoş bir anı olduğunu düşünmüştüm.
Gözlere ihtiyaç duymayan yalnızca kanın sesi değildi, aşk da, ki kör olduğu söylenir, onun da söyleyecek sözü kalmadı.