Oysa başarısızlığın karanlığında aynı hayalleri kurduğunuzda zamanla gerçekten bu işi yapmak istiyor muyum sorusunu cevaplayabilir hale geleceksiniz. "Ben gerçekten ne istiyorum?" sorusuna doğru bir cevap verebilmenizi sağlayacak yaklaşım tam olarak bu. Gayet pespaye bir barda, gelen 10-15 müşterinin sizin ne çaldığınızla asla ilgilenmediği bir ortamda gitar çaldığınızı düşünün. Yine de gitarist olmak ister miydiniz? Ya da onca yılın emeği, onca çözülmüş YKS sorusunun ardından girilen ilk binlik derecelerin sonunda hastaya takmadığınız sarı su nedeniyle dayak yediğiniz anı hayal edin, hâlâ doktor olmak kulağınıza hoş geliyor mu?
İşlerin sonunda tamamen başarısız olacağınız ön kabulü ile düşünmeye başlamak, artık sondaki bir hayale değil, sürece yani yolun kendisine odaklanmanızı sağlayacak. Onca emeğin ve yılların sonunda başarısızlıkla yüzleştiğiniz anı hayal edin, geriye dönüp baktığınızda verdiğiniz emekler için pişman olacak mısınız? Eğer içinizde pişmanlığa ilişkin en ufak bir şüphe dahi varsa o yolun sizler için doğru olmadığını söyleyebilirim. Ama cevabınız gitar solonuzu dinlemeyen dinleyicilere rağmen, sarı su takmadınız diye sizi hemen CİMER'e şikâyet edecek hastalara rağmen, yani başarısızlığın gerçekliğine rağmen, "yürüdüğüm bu yoldan pişman olmayacağım" şeklindeyse, işte o zaman gerçekten istediğiniz şeyi bulduğunuzu söyleyebilirim.