Ahsen Dokmetas

Ahsen Dokmetas
@justahsen
I need a story to get lost in... ig-@ahsendokmetas
English Philology BA degree
Varsova
1 Haziran 2004
49 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Ama bu sıradanlık gerçekliğin ta kendisi. Kimse bizim hikâyelerimizi yazmayacak, kimse bizim hikâyelerimizden büyük dersler almayacak ve yaşadıklarımız kimsenin umurunda değil. O zaman neden bize dayatılanlar çerçevesinde bir hayatı sürmeye çalışıyoruz ki? Neden hâlâ el âlem ne derin korkusu ile kaybedeceğimiz bir yolda koşturuyoruz? Başarısız olacağınızı kabul edin ve bu kabulle birlikte özgürleşin. Gerçekten uğruna hayatınızı adamaya değer şeyi bulun, kişisel özelliklerinizle özgünleşin ve ardından öleceğiniz güne kadar "o şey” için mücadele edin. Günü geldiğinde şehrin uzak köşesindeki mezarlıkların girişlerine en az 20 dakikalık yürüme mesafesinde olan toprakların altında görüşmek üzere...
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Oysa başarısızlığın karanlığında aynı hayalleri kurduğunuzda zamanla gerçekten bu işi yapmak istiyor muyum sorusunu cevaplayabilir hale geleceksiniz. "Ben gerçekten ne istiyorum?" sorusuna doğru bir cevap verebilmenizi sağlayacak yaklaşım tam olarak bu. Gayet pespaye bir barda, gelen 10-15 müşterinin sizin ne çaldığınızla asla ilgilenmediği bir ortamda gitar çaldığınızı düşünün. Yine de gitarist olmak ister miydiniz? Ya da onca yılın emeği, onca çözülmüş YKS sorusunun ardından girilen ilk binlik derecelerin sonunda hastaya takmadığınız sarı su nedeniyle dayak yediğiniz anı hayal edin, hâlâ doktor olmak kulağınıza hoş geliyor mu? İşlerin sonunda tamamen başarısız olacağınız ön kabulü ile düşünmeye başlamak, artık sondaki bir hayale değil, sürece yani yolun kendisine odaklanmanızı sağlayacak. Onca emeğin ve yılların sonunda başarısızlıkla yüzleştiğiniz anı hayal edin, geriye dönüp baktığınızda verdiğiniz emekler için pişman olacak mısınız? Eğer içinizde pişmanlığa ilişkin en ufak bir şüphe dahi varsa o yolun sizler için doğru olmadığını söyleyebilirim. Ama cevabınız gitar solonuzu dinlemeyen dinleyicilere rağmen, sarı su takmadınız diye sizi hemen CİMER'e şikâyet edecek hastalara rağmen, yani başarısızlığın gerçekliğine rağmen, "yürüdüğüm bu yoldan pişman olmayacağım" şeklindeyse, işte o zaman gerçekten istediğiniz şeyi bulduğunuzu söyleyebilirim.
Oysa gerçek şu ki, en az mutlu olmak kadar mutsuzluk da hayatın bir parçası. Sürekli mutluluk dayatması ve bu illüzyon beraberinde mutsuzluğu getiriyor. Sürekli mutlu olmayanlar (ki bu aslında herkes) kendilerinde bir gariplik olduğunu düşünmeye başlıyor ve bu da onları mutluluk yerine mutsuzluğun kollarına itiyor. Tüm bu zorlama mutluluk algısından kurtulup, asıl olana odaklanmanızı sağlayacak yegâne unsur ise gerçeklerle yüzleşmek. Gerçekten herkesin mutlu olmadığını, gerçekten başarılı olma olasılığının sandığınızdan düşük olduğunu ve gerçekten bir gün öleceğimiz gerçeğini kabullenmek... Bu gerçeklerle yüzleşmek, asıl amacınıza yönelmenizi sağlayacak en önemli unsur. Dolayısıyla, hâlâ umut var.
büyük ihtimalle oluşturduğunuz özgüven seviyesinin doğrudan ilk aşamada sizin yaptıklarınızla bir bağı yok. Her girişimi "Aman dur, bizi rezil etme" ile "El alem ne der" aralığında tepkilerle karşılanan bir çocukla, "Sen harikasın, her şeyi başarabilirsin" telkinleriyle büyüyen bir çocuk arasında böyle bir farkın olması normal elbette.

Ahsen Dokmetas

, bir kitap okudu
Puan vermedi·176 syf.·
1 saatte okudu
·
2025 2. kitabı
Behçet Yalın Özkara
8.7/10 · 1.829 okunma