Sevgili Dost,
"Baltalar elimizde, uzun ip belimizde, biz gideriz ormana hey ormana," şarkısını söyleyen çocuklar, şimdi büyüdüler. Büyüdüler ve baltalarını gömmediler. Büyüdüler ve uzun ipleriyle birbirlerini asmaya kalkıştılar. Ormana ne mi oldu? Yerine kanunları bırakarak kayıplara karıştı. Şimdi çıplak tepelerden, "Dağ başını duman almış," şarkıları yükseliyor. Herkes yürüse de güneş ufuktan bir türlü doğmuyor.
" Sevgili Dost,
Herkesin seviyormuş gibi yaptığı, ancak sevginin ne olduğuu pek az kimsenin bildiği bir zamanda yaşıyoruz. Belki de bütün zamanlar böyleydi. İmam Şâfiî'ye,
" O kadar insanla dostluk kurdum ki
Ellerim dolu sanıyordum
Başıma bir bela geldiğinde
Kimseye acımayan zamandan şiddetliydi
Dostlarımın ihaneti," dedirten hangi duygularsa ondan yüzyıllar once yaşayan Hesiedos'a,
"Sevme beni sözlerle, şuurlu ol
hem de duy içinden
Seversen beni eğer, samimi olmalı duygun
Ya sev ta içten
Ya tamamen bırak," dedirten de aynı duygulardı."
"Sevgili Dost,
Her defasında bu iki kelimeyle başlıyorum mektubuma. Çünkü bu iki kelimeden her biri gücünü diğerinden alıyor. Sevgili olunmadan dost, dost olunmadan sevgili olunmuyor. Eğer bir ruh beraberliğiyse dostluk, iki ruhu bir kılan nedir? Nedir bileşik kaplardaki su seviyesinin sırrı? Demek, 'Dost insanın bir ikinci kendisidir.' Demek, 'Sevgi hiç ayırt etmez; sevenle sevilen aynı şeydir.'
- Kim o?
- Senim!
Bak ne diyor Stefan Zweig:
" Hayır, sağlamları, kendine güvenenleri, gururluları, neşelileri, sevinçli olanları sevmenin anlamı yoktu; onların ihtiyaçı yoktu buna. Bu gibiler sevgiyi sanki kendilerine ödenmesi gereken bir borçmuş gibi, yukarıdan bakarak, umursamaz bir halle kabul ederler. Bir insanın kendine vermesi, onlar için gelişigüzel bir olay, saçlarına taktıkları bir süs, kollarına geçirdikleri bir bileziktir sanki.
Ancak kaderin tokadını yemiş, kendine güvenlerini yitirmiş, hor görülmüş, çirkin yaradılmış olanlara sevgi gerçek bir destek olur. Yalnız böyleleri bilir sevmeyi, sevilmeyi; şükran duygularıyla, alçak gonüllülükle sevmek gerektiğini ancak onlar bilir."