“hayattaki düzensizliğin sebebi herkesin iyi bir düzene sahip olmak istemesidir, ama kimse hayatı düzenlemek istemiyor.” herkes yaşamdan almak istiyor, kimse ona bir şeyler vermeyi düşünmüyor.
| lev tolstoy
“biliyorum ki, her meslekte olduğu gibi aranızda ruhen eğitmen olmayanlar da var. onlar sanatkar bile değiller. onlar mesleklerini sevmeyen, mesleklerine kahreden tembellerdir. bir arkadaş olarak onlara nasihat ederim: okulu bırakın. başka bir uğraş bulun, yazıhanelere gidin, tüccar olun. başka işlerle ilgilenin. ama canlı ruhuna ve büyük bilgiye gerek duyulan meslekleri işgal etmeyin...”
|johan wilhelm snelman
kitap bana alışılmışın aksine çok garip geldi. anlatıcı karakter Alex’in yaşından kaynaklanan aşırı argo üslubunun rahatsız ediciliği dışında kişinin başına gelecek tüm olumsuzlukların oluşturduğu girdapta dahi mantıklı hareket edip pes etmemesi açısından ders verici bir kitap olduğunu düşünüyorum. kitabı bitirdikten bir süre sonra oturup düşününce ilk izlenimlerimin aksine derin anlamların çıkarılabileceği ve çeşitli derslerin alınabileceği bir eser olduğu kanısındayım. insanoğlunu kötülüklerden arındırmak için işkence mi edilmeli ? bu gerçekten bir çözüm mü ... kişiye, bu ve bunun gibi soruları sorduran bir eser. ayrıca kitabın yazarı Anthony Burgess’in hüzünlü hikayesi de esere ve eserlerine karşı duyulan merakı arttırıyor.