Kitap bitti ben de bittim. İlk kitaptaki o kelime tekrarları yersiz betimlemeler sıfıra indi. Olayları okurken ya bu da aklına gelmez dediğim her şey yazar tarafından kaleme alınmış. Müthiş bir kurgu. Son elli sayfada hıçkıra hıçkıra ağladım. Yersiz kullanmadığında betimlemeleri inanılmaz iyi. Diyecek başka sözüm yok fevkalade
Kitap kurgu olarak sağlam ama üslup saç baş yoldurur. Ilk kitapta cümlelere bile odaklanamıyordum o kadar saçmaydı ki. Aynı kelimeden alt alta dört tane koymalar, noktayı katleder gibi uzun cümleler, benzetme yapma için benzetmeler… Bilemedim yani çok arafta kaldım beğenip beğenmeme konusunda. Başta belirttiğim gibi kurgusu sağlam olmasa bu kadar da okunmaz çünkü dil çok ağdalı. Divan edebiyatının daha Türkçeleştirirmiş bir versiyonunu andırıyor. Çok mübalağa sanatına başvurulmuş, bu da okurken “peh be, bunu da yazmazsın” dedirttiriyor. Bunlara ek olarak, yazar yersiz benzetmelerinden arındırılmış bir şekilde eseri bize sunsaydı çok daha güzel yorumlar yapılabilirdi. Tüm bunlara rağmen okurken gözümde en ince detayına kadar tasvir edebiliyorum. Sadece ufacık bir kafa dalgınlığında okuduğundan hiçbir şey anlamıyorsun çünkü bir sayfa boyunca sadece mübalağa yapmış tek kelimeyi okumasan anlam kaçıyor gibi hemen kopuyorsun. Bu kitaptan sonra şu kadarcık yazıyı yazarken bile cümlelerim birbirinden kopuklaşıyor kitap dengelerimle oynadı. Bi de ekstra olarak toplamda bu kitabı bitirmem 25 saatimi aldı….
İçinde Bir Sen - 2Binnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20212,029 okunma
Çok reklamını gördüm, bu kitap için şarkı çıktı yanlış hatırlamıyorsam ve ben de kütüphanede görünce aldım. Abartılacak kadar kötü değil bir olay kurgusu var ancak betimlemeler çok saçma. Bir kaç incelmeyi okudum betimlemeler yersiz olmasaydı kitap 150 sayfaya düşerdi diye, haklı bir yorum olmuş ancak konusu ilgimi çekti (şu an sayfa 121deyim okudukça düzenleyeceğim.)
Konu gittikçe içine çekmeye başlıyor. Normal şartlarda hemen aksın gitsin isterim ama konuyu o kadar azar azar veriyor ki devamını okumak zorunda hissediyorsun. Şu ana kadar geldiğim yerleri okumakta müthiş zorlandım ama son otuz sayfa hızlı geçti. Kötülenen konular dibine kadar haklı. Çünkü dokunulmaz, zengin ve tehlikeli erkek kombosu buradada mevcut. Türk dizisi gibi galiba bu tarz kitapların tutulan klişesi. Yer yer küfürlerin olması, kızı ilk sayfalarda hor görmesi ya da hâşâ tanrıymış gibi herkese gaddar oluşu epey bir kabak tadı verdi ama kitap şu an için iyi. (Sayfa 318)
Hamlet’ten çıktım. Bu kitap artık vakit kaybı gibi geliyor. Hayatta daha anlamlı eserler okumak gerek belki de…
Sayfa 432den bildiriyorum; kitabın bitmesine son yetmiş sayfa var ve hala hiçbir olay açığa kavuşmuş değil. Sinir bozucu bir noktada. Artık okurken odaklanamıyorum bile.
Bitti gözüm aydın… Kötüleyici bir yorum yaparım sandım ama kitabın kapağını kapattigimda beni 16 yaşındaki kadere götürdü. Bu tarz kitapları kendimden uzak tutalı sekiz yıl olmuş resmen ve sonradan hatırladım bu yazarın farklı bir kitabını daha okuduğumu… kendime şaşırdım, minicik harflerle yazılmış 504 sayfalık ve toplamda 12 saatime mal olan bir kitaptı. Beni içine sürükledi her ne kadar çoğu kısmı hoşuma gitmese de yazarın kalemine sağlık.
ne çok iyi ne çok kötü bir sondu. bailadım diye bitirmek istedim. zorlaya zorlaya bitirdim. dört kitabı okumam 2 ayımı aldı neredeyse. elimden bırakmak istemeyeceğim bir kitap değildi. ancak çokta kötülemek yersiz olur
FinaleBecca Fitzpatrick · Simon and Schuster · 20127,4bin okunma
Resmen can çekişe çekişe okudum. Her şey ilerlemişken ne hikmetse hafıza kaybı yaşandı ve kitabın 200 sayfası boyunca birliklerimizi tekrar okuduk ;(((