"Her insan yeryüzünde Allah’ın halifesidir. Allah’ın ruhundan ruh üfürdüğü bir varlıktır. Hepimizde Rabbu’l Âlemîn’in El-Bâkî esmâsı var. Hepimizde esmâ var. Bizde bazıları daha hakim ve o hakim olanlar karakterimizi teşkil ediyor. Allah’ın bütün isimleri âzâmdır. Allah’ın ism-i âzâm duası diyorlar; öyle bir şey yoktur. Hâkim olanı veya hâkim olan bir iki tanesi bizim ism-i âzâmımızdır."
İki şey mutlak olarak vermekle azalmaz, çoğalır. Biri muhabbet, sevgi; diğeri ilim. İlim verdikçe çoğalır, sevgi verdikçe çoğalır. Helal olarak tasadduk edilen mangır da çoğalır çünkü Resûlullah Efendimiz'in ifadeleriyle "Sadaka ömrü uzatır."
Netice-i kelâm:
"Sen eğer nefis ve şeytanı dinlersen esfel-i safilîne düşersin. Eğer Hak ve Kur'an'ı dinlersen a'lâ-yı illiyîne çıkar, kâinatın bir güzel takvimi olursun."
"Modern bilime göre insan ve kâinat, ruhu olan bir varlık değil, hükmedilmesi, hakim olunması ve kontrol altına alınması gereken bir sistemdir. Modernite ve kapitalizm, insanlığa teknik bakımından yenilikler sunmuş ama asla insanlığa medeniyet getirmemiştir. İnsanın ruhunu, iç alemini, ahlâkını gözetmemiştir. Aliya İzzetbegovic, Batının medeni değil, uygar olduğunu söylerken bunu ifade etmek ister. Batı, gittiği her yere teknik donanım götürmüştür ama medeniyet götürmemiştir."