" Kimin umrunda küçük şeyler ? Belki kadınların ... Bir de ruhunda bir kadın saklayanların..."
Siz Hangi Tür Babasınız...
👨‍👦Kral Baba, Kaya Baba, Yok Baba, Koşullu Seven Baba, Korkuluk Baba… Siz hangi tür babasınız? Babalar kızlarına kendileriyle, erkeklerle ve dünyayla kuracakları ilişkiyi şekillendiren nasıl bir psikolojik bir miras aktarır? Bir kız çocuğunun kendisiyle ilgili kurduğu hikâyenin önemli karakterlerinden biri babasıdır. Kız çocukları babalarında yalnızca kendilerini koruyan, ihtiyaçlarını karşılayan ya da kuralları koyan kişiyi görmezler. Erkeklerin nasıl sevdiklerini, gücü nasıl kullandıklarını, öfkelerini nasıl ifade ettiklerini, kadınlara nasıl davrandıklarını ve ilişkilerde nasıl yer aldıklarını da büyük ölçüde babalarını gözlemleyerek öğrenirler. Bu nedenle baba-kız ilişkisi yalnızca aile içindeki duygusal bağlardan biri değildir; bir kız çocuğunun kendisiyle, erkeklerle ve dünyayla kuracağı ilişkinin şekillenmesinde önemli rol oynayan psikolojik bir gelişim alanıdır. Bir baba kızına yalnızca soyadını, yaşam koşullarını ya da maddi imkânlarını bırakmaz. Aynı zamanda görünmez bir miras da aktarır. Kızının hata yaptığında kendisini ne kadar affedebileceğini, ne kadar değerli hissedeceğini, ilişkilerde nasıl bir sevgi bekleyeceğini, otorite karşısında nasıl davranacağını ve hayatta ne kadar yer kaplayabileceğini etkileyen birçok mesaj bu ilişkinin içinde şekillenir. Bazen bu mesajlar açıkça söylenir; bazen de yıllar boyunca tekrar eden küçük davranışların, bakışların, sessizliklerin ve duygusal tepkilerin içinde aktarılır. Bu nedenle baba-kız ilişkisi yalnızca çocukluk yıllarına ait bir hikâye değildir. Babalar kızlarının iç dünyasında çoğu zaman onlar büyüdükten sonra da yaşamaya devam ederler. Bir kadının kendisine söylediği cesaret verici cümlelerde de yetersizlik hissettiği anlarda zihninde yükselen eleştirel seste de bazen babasının izleri bulunabilir. Bu
Makale|Yazı
Reklam
Bana düsmeyecegini biliyorum ve ahlak bekcisi de degilim sizin giyindikleriniz beni ilgilendirmiyor ama dogruyu soylemek zorundayim kapalı olmak tesetturlu olmak cok guzel ama layığla kapanmak daha güzeldir tesettur adı altına allah askına tesettür ile ilgili olmayan şeyler giyiyorsunuz gelip de duyar kasmayın bilmem tesettürlüyüm falan
Değişim Rüzgârı (Rausch der Verwandlung), Stefan Zweig'ın 1930'larda sürgünde yazdığı ve ölümünden sonra tamamlanarak yayımlanan yarım kalmış romanıdır. Eser, I. Dünya Savaşı sonrası Avrupa'sında yoksulluk ve hayal kırıklığı içinde yaşayan Christine adlı bir genç kadının, zengin bir çevreye dahil olmasıyla değişen kimliğini ve psikolojik bunalımlarını konu alır.
Kitap Alıntısı
İlişki
Şu saatten sonra bir ilişkim olmasının tek yolu kadının gelip aylarca peşimden koşması. Şu devirde egosuna teslim olan ve cinsiyeti yüzünden herşeyi hakettiğini düşünen kadın oranı %90 üzeriyken belli mesafede kalmam gayet doğal. Olayın özeti ne ben küfür edeyim ne sizin gururunuz kırılsın. Uzak durun benden.
Kadınlar çikolata yiyerek bile mutlu olmayı becerebiliyorsa , herkes mutlu olabilir
1000Kitap
Reklam
Reklam