"İnsan yalnızca yolculuk yapmak istese? Ya da bir kumaş tüccarının kızıyla evlenmek istese? Ya da hazine aramak istese. Dünyanın Ruhu insanların mutluluğuyla beslenir. Ya da mutsuzluklarıyla, arzuyla, kıskançlıkla. Kendi kişisel menkıbesini gerçekleştirmek insanların biricik gerçek yükümlülüğüdür. Her şey bir ve tek şeydir. Ve bir şey istediğin zaman, bütün evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar."
Kişi bilgisini, sahip olduğu bir mal gibi görmek ve bununla özdeşleşerek, bir güven duygusuna kapılmak yanlışına düşmemelidir. İnsan bildikleriyle "dolu" olmamalı, onlara sıkıca tutunupbilgiye ihtirasla sarılmamalıdır. Bilgi, bizi kendisine köle kılacak bir dogma haline dönüştürülmemelidir hiçbir zaman. İşte bu tür davranışlar "sahipolmak" ilkesinin özellikleridir. "Olmak" kökenli bir davranış biçimi ise, bilgiye başka türlü bakar. Bu açıdan bilgi, araştırıcı birdüşünce sürecidir ve kesinliğe vararak bitmeyi, sona ermeyi istemeyen bir eylemdir.