Dünyaya bir daha gelirsem 17. asırda bir Mevlevi tekkesinin mutfağında hizmet eden isimsiz bir derviş olmak isterim. Genç yaşta, bir sabah bekar ölüp ikindiye unutulmak.
Kişiler, tarihte kendilerine uygun düşen rolleri oynarken bir kimlik edinirler. Bu kimlik, içinde yaşadığı sosyal çevre, dayandığı toplumsal köken ve o günün alışkanlıkları ve gelenekleri gibi bir dizi etkenle biçimlenir. İnsan, yaşadığı tarihin insanıdır, ileriyi görebilmesi ve bazı üstün yetenekler göstermesi bu gerçeği değiştirmez. Sonuçta 20. yüzyılın insanı 20. yüzyılın birikiminin ürünü. 8. yüzyılın insanı 8. yüzyılın ve yaşadığı toprağın ürünü. Kişilere ne kadar olağanüstü nitelikler uygun görülse de bu gerçek değişmez
İsa çivilendikten altmış yıl sonra, Sayda'da dinin bozulduğunu görerek, İsa gibi yiyip içmeye, oturup kalkmaya ve yaşamaya karar veren birkaç kişiyi; bunlar dini bozuyorlar diye asmışlardı.