Dünyaya bir daha gelirsem 17. asırda bir Mevlevi tekkesinin mutfağında hizmet eden isimsiz bir derviş olmak isterim. Genç yaşta, bir sabah bekar ölüp ikindiye unutulmak.
İstediğiniz kadar anayasa ve seçim hakkı tanıyın. İstediğiniz kadar liberal yasalar getirin, sosyalizmin veya komünizmin mucizevi gücüne inanın. Eğer çocuklarınız küçük, önemsiz insanlar olarak hayata adım atıyorsa bir parlamentoya, her tür hak ve özgürlüğe sahip olmaları küçük, acıklı, biçimsiz bir hayat sürmelerini engellemez
Kişiler, tarihte kendilerine uygun düşen rolleri oynarken bir kimlik edinirler. Bu kimlik, içinde yaşadığı sosyal çevre, dayandığı toplumsal köken ve o günün alışkanlıkları ve gelenekleri gibi bir dizi etkenle biçimlenir. İnsan, yaşadığı tarihin insanıdır, ileriyi görebilmesi ve bazı üstün yetenekler göstermesi bu gerçeği değiştirmez. Sonuçta 20. yüzyılın insanı 20. yüzyılın birikiminin ürünü. 8. yüzyılın insanı 8. yüzyılın ve yaşadığı toprağın ürünü. Kişilere ne kadar olağanüstü nitelikler uygun görülse de bu gerçek değişmez