Bugün gerçekten çok kıymetli bir gün. Dışarıdan bakınca koşturmaca, yorgunluk, yoğunluk… ama içten içe kalbi diri tutan, ruhu ayakta tutan bir bereket var üzerimizde. Rabbim hepimize böyle Allah yolunda olabilmeyi, O’na kul olmanın şuuruyla yaşayabilmeyi nasip etsin.
Bu gece Berat Gecesi…
Kurtuluşun gecesi.
Affın, rahmetin, bağışlanmanın gecesi.
Düğümlerin çözüldüğü, kapalı sandığımız kapıların anahtarlarının verildiği gece.
Bu gece dua edelim. Ama sıradan bir dua değil…
Bir çocuğun annesini kaybettiğinde hüngür hüngür ağlayışı gibi dua edelim.
Bir evladın, çaresizce annesinin eteğine sarılıp bırakmadığı gibi, biz de seccadeye sarılalım.
Yakasına yapışır gibi isteyelim Rabbimizden.
Ağlayarak, yalvararak, içimizde ne varsa dökerek…
Çünkü vallahi başka kurtuluş yolu yok.
Bu gece kaderimizin, rızkımızın, bereketimizin, evliliğimizin, sağlığımızın, kalbimizin anahtarları yazılıyor.
Bu gece bir kapı aralanıyor; giren kurtuluyor, samimiyetle isteyen geri çevrilmiyor.
Ben hep şuna inanırım:
Müslümanların asıl yılı bugün başlar.
Takvimde yazan yeni yıldan değil; Berat’tan sonra başlar.
Çünkü bu gece, yeni bir sayfa açılır.
Geçmişin yükü hafifler, geleceğin umudu güçlenir.
İnşallah Rabbim bizlere, bu gecenin bereketini sadece bu geceyle sınırlı bırakmamayı nasip etsin.
Berat’ı sadece bir gece değil, bir hayat ölçüsü haline getirebilmeyi nasip etsin.
Bundan sonraki günlerimizde, aylarımızda, gecelerimizde iman dolu, edep dolu, merhamet dolu yaşayabilmeyi lütfetsin.
Ne olur bu gece dua edelim.
Kendimiz için, ailemiz için, evlatlarımız için…
Mazlumlar için, darda kalanlar için, kalbi kırıklar için…