Bu cümleyi kurmak için çok kayboldum, çok bedel ödedim
AMA... Hayatımı alt üst etmiş,varlığıma dahi tahammülü olmayan,arkamdan iş çeviren,yapmadığım şeylerle itham etmiş,yalanlar söylemiş,hakkıma girmiş,hayallerimi zevkle yıkmış,kalbimi defaatle umarsızca kırmış, yaşımın küçüklüğüne rağmen beni kocatmış Ey insanlar! ve Ey geçmişim! size nefsimden dolayı çok kırılmış,hasta olmuş,yıllarımdan olmuştum ama artık hepinizi Allah için affediyorum .Geçmiş geçti elhamdulillah... Hepiniz musmutlu olun.Ayağınıza taş değmesin.Bana kattığınız her şey için çok müteşekkirim lakin artık ne karşıma çıkın ne de muhattap olun...Beni varlığımla ve Rabbimle başbaşa bırakın bu kâfi... Siz sağ ben selamet vesselamm...
Mâziyi Unutmak!..
‘benim gibi değersiz birini şiirle süsledin kâfi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“ Sözler kâfi gelmiyor bazen, Hüznün lisânı sükûtmuş meğer…”
Alıntı
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
HAYY’DAN HU’YA YARATILIŞ MUCİZESİ Hücreden Allah’a SELİMGÜRBÜZER Yaklaşık iki yıldır Enpolitikte yayınlanan Fen bilimleriyle ilgili köşe yazılarımı Hayy’dan Hu’ya Yaratılış Mucizesi başlığı altında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık’tan çıkan eserimle nihayet okuyucu ile buluşturabildim. Dergi boyutunda 603 sayfalık çok büyük hacimli kitabımı 10 bölüm altında kaleme alıp 92 ayrı makaleden oluşuyor. Kitabın yazarı olarak eserimi Bayburt eğitim tarihinde önemli izleri bulunan Biyoloji öğretmenim rahmetli Erol Kılıç ve Üniversiteden Hocalarıma ithaf edip kitabın önsüzünde şu ifadelere yer verdim: “Gençlik yıllarımdan bugüne Fen bilimlerine merakım nihayetinde bu kitabı yazmamı da beraberinde getirdi. Öyle ki Liseyi Tabii Bilimler bölümünden, Üniversiteyi Biyoloji bölümünde okuyor olmamın, meslek hayatımı Hematoloji, Mikrobiyoloji, Biyokimya, Deney Hayvanları ve Adli Tıp laboratuvarlarında biyolog olarak çalışıyor olmamın, Ankara Büyük Şehir Belediyesinin Gazi Üniversitesi işbirliği ile açılan Belteks kurslarından birçok dalda edindiğim deneyimlerimin bu eseri ortaya koymamda çok büyük katkısı oldu diyebilirim. Eser incelendiğinde içerik olarak Fen bilimlerine olan bakışımız materyalist ve evrimci dogma bir bakış açısıyla değil tam aksine mutlak ilim sahibi Yüce Allah’ın kullarına yaratılış mucizesi olarak lütfettiği “Düşünen insanlar için nice hikmetler vardır” düsturunca kaleme alınan bir eser olduğu görülecektir. Aynı zamanda bu eser iki yıl öncesinde Enpolitik internet sitesinde makale halinde yayınlanmış olan yazılarımın derleyip toparlayaraktan kitap haline getirilmiş bir eserdir. Madem yıllar öncesinde yayınlanan makaleleri kitap haline getirmiş hali bir eserdir bu, o halde bakalım gençlik yıllarımdan bugüne dek
istifa edebilecek kadar zengin olsam kâfi
Seviyorum” demek sevmek için kâfi midir?
Alıntı