Kendini çocukça teslim edişinle kimsenin ilgilenmediğini anladığın zaman sona erer gençlik. Ve iki şekilde gelebilir son: ya başkalarının bundan hoşlanmadığını anlamamızla ya da bizim kendimizin bunu sürdüremeyişimizle. Zayıf insanlar birinci şekilde yaşlanırlar; güçlülerse, ikinci şekilde.
O sağlıklı ve dengeli, sen ise hep bir doğrultuya dönüksün; o senden daha dengeli çünkü sen düşüncelere dayanarak yaşıyorsun, o ise gerçeklere; gerçekler ise hiçbir zaman dengesiz, hiçbir zaman yanlış değildir. Kötülük hep dengesiz olan taraftan gelir, gerçekçi olan olandan değil. Bütün olanlara rağmen, ben hiçbir zaman onun kurbanı olamam. O ise evet, bin türlü yoldan benim kurbanım olabilir. Bu da züğürt tesellisi.
Yaşama sanatı, yalanlara inanmayı bilme sanatıdır. Bunun korkunç yanı, doğrunun ne olduğunu bilmememize karşın, bir yalanın yalan olduğunu hala anlayabiliyor olmamız.
Her mutsuzluk ya bir yanlışın sonucudur, talihsizlik değildir ya da kendi suçlu beceriksizliğimizin sonucu. Herhangi bir yanlış da, bizim sorumluluğumuza girdiğine göre,karşılaşacağımız mutsuzluklar için kendimizden başkasını suçlamamalıyız. Böylece avunabilirsin kendinle