Tüm bu mücadele korkularımızla, ana rahminden başlayan ürkekliğimizle değil mi ? Koruyanın, güvenli bölgelerin, sorgulanmayan düşüncelerin kucağında bir yaşamı sürükleme isteği bu yüzden değil mi ? İndir kalkanlarını, zihnini özgür kıl. Bir de o zaman bak kendine, dünyaya ve inanmış olursan yaratıcına.
Gitme zamanıdır, “Tam yol ileri!” Çıkılacak bütün yollar; güneşe, daha fazla ışığa çıkan bütün yollar güzeldir. Şüphesiz oralar da daha iyi değildir ama en azından buradan uzaktır. Oraya varmak için yol gerekir. “Yumruklarım delik ceplerimde.” Burası olmayan tek yer gerçekten de sadece yollar, patikalar ve raylar üstündedir.
Nereye gidersek gidelim, hoşçakal burası…
Bu mektuba bir yanıt adresi ekleyemiyorum, zira bir sonraki durakta kendimi hangi yollardan, nereye, niçin ve nasıl sürüklemiş bulacağımı ben de bilmiyorum