Yunus Öztürk

Yunus Öztürk
@kafile
Yaşama Uğraşı
İşleri yaratanın da yüklenenin de kendimiz olduğunu gayet iyi anlayıp onlarla uğraşmaktan ve onlar tarafından alıkonulmaktan kurtulacağımız bir gün elbet gelecek. Çalışmak: birikim yapmak, hiçbir kariyer fırsatını kaçırmamak için hep pusuda beklemek, bir mevkiye göz dikmek, iş yetiştirmek, rakipleri düşünüp endişelenmek. Bunu yap, şunu görmeye git, öbürünü davet et:sosyal ilişkideki baskılar, kültürel modalar, iş yoğunluğu… Her zaman bir bir şeyler yapmak, peki ya “olmak”? Bunu sonraya bırakırız çünkü hep daha iyisi, daha acili, daha öncelikli olanı vardır. Var olmak yarına kadar bekleyebilir. Ancak yarın da öbür günün işlerini getirir. Bitmeyen karanlık bir tünel. Ve buna yaşamak derler. Bu öylesine baskındır ki boş zamanlarda bile bu takıntılı durumun izleri görülür: aşırı derecede spor yapmak, uyarıcılar yardımıyla dinlenmek, pahalı akşam yemekleri, yoğun gece hayatı, ateş pahası tatiller. Bu tünelden insan ya melankoliyle ya da ölümle çıkar
Sayfa 78·Kitabı okudu
İnsan
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Toplumsal insan
Asıl hayvan, kötülük ve hasetten çatlayan, nazik ve riyakar medeni insandır. Asıl orman adaletsizlik ve şiddet, eşitsizlik ve sefalet dolu toplumsal dünya ile polis gücü ve ordularıyla devlettir. Boğazına kadar kin, nefret, kıskançlık ve hınca batmıştır toplumsal insan.
Sayfa 71·Kitabı okudu
İnsan
Çok tanrılı dünya
Kendi tanrısını bulamayan insana kimsenin tanrısı yardım etmez. Tanrı yönelimlerinin sonudur. Yönelimin senin yolundur. Deme senin ve benim yolum aynıdır. Benim yolumda hiç yürümemişken. Senin tanrınla benim tanrım aynı olamaz. Benim tanrım sana yardım edemez. Senin tanrından hiç yardım dilenmem. Dünyada hiç bir Tanrı bana yardım edemez Tanrılarınız hep dünyadan Yönelimleriniz dünya için Her gün ve her gece İnanç mı bu Ne dersin ?
Din
depresyon
Bu sıkışmalar, bu kayboluşlar ve bu boğuşmalar içsel bir sesi duyabilmek için. Odağın insanda ve bu karmaşık bağlar seni sıkıştırıyor. Bir yerdesin ama yolu bilmiyorsun bu bilinmezlik sana kaybolmuşluk hissi veriyor. Şahitliğini kabul etmiyorsun ve akışla boğuşmalar içerisindesin. Şimdi halı altına süpürerek mi devam edeceksin ? Korkuların çemberinde bir zihin değil mi cehennem ?
Düşünce